İngilizce Türkçe
TÜMSİAD İçerisinde Ara   Detaylı Araştır
HABERLER
ŞUBE BAŞKANLARI GENEL MERKEZDE BULUŞTU (12.10.2009)
 

 

Türkiye`nin 18 ilinde ve Avrupa`nın 5 ayrı ülkesinde yer alan şubeleriyle 5 bin işadamı üyesi bulunan Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD), Şube Başkanları toplantısı Semerkand Toplantı salonunda başladı.

Geçtiğimiz hafta yapılan İMF ve Dünya Bankası toplantısına Özel misafir olarak katılan ve orada Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ve birçok ülke yetkilileriyle görüşmeler yapan TÜMSİAD, yapılan tüm çalışmalardan Şube Başkan ve üyelerini haberdar etmek, yapılması planlanan tüm faaliyetlerin tanıtımı ve görüş alışverişinde bulunmak için toplantı düzenledi. Toplantıya Genel Başkan Dr. Hasan Sert, Başkan Yardımcısı Hikmet Usta, Genel Sekreter Fatih Güngör ve 18 ilden gelen Şube Başkanları katıldı.

 

Toplantı TÜMSİAD Genel Başkanı Dr. Hasan Sert`in açılış konuşması yapmasıyla başladı. Katılan tüm başkanlara teşekkür eden Dr. Sert; Burada bulunma amacımız, TÜMSİAD`ı bulunduğu seviyeden daha yukarılara taşımak, üyelerine daha iyi hizmet verebilmektir` dedi. Daha sonra yakın zamanda gerçekleştirilmiş olan bazı faaliyetlerden oluşan kısa bir tanıtım filmi gösterildi. Daha sonra Şubeler bazında yapılan bazı çalışmalar hakkında kısaca bilgi verildi.
Toplantının 2. bölümünde TÜMSİAD`ın bütün alanlarında yapılacak olan değişiklikler anlatıldı. Tüm yapılanmada köklü değişiklikler planlandığını belirten Sert; `Herşeyin kendine göre bir sistemi olmalı, Osmanlı İmparatorluğunda öyle bir sistem vardı ki, Mehter takımındaki dizilişden, sadrazamların nerede ve nasıl duracağı dahi sistematize edilmişti. Bu nedenle her türlü çalışmamızı sistematik hale getireceğiz. Kurumsallaşacağız. Öncelikle yarım kalan Sektörel tanıtım kataloğunu tamamlayacağız. Bu katalog ile tüm Türkiye içindeki bir üyemizi buradan bulup iletişime geçebileceksiniz. TÜMSİAD`ın kurumsal yapılanması içinde çalışmalarımız devam ediyor. Kurumsallığımızla ilgili her türlü nesne tek elden çıkacak. Kimlik kartları hazırlanacak. 4000 adet basılan TÜMSİAD ekonomisi dergisi de yeniden yapılandırılacak. Daha üst düzey bir dergi olmasını sağlayacağız. Yanında çalışmalarımızı anlatan bir bülten yayınlayacağız` dedi.
Saygı değer Şube Başkanları öncelikle hepinize hoş geldiniz diyorum, sizinle bugün aynı ortamı paylaşmak, aynı hedefe yönelmek ve özellikle de gerek makro olarak bütün dünya gerekse mikro olarak Ülkemiz ve daha da özele indirgersek kurumumuz önemli ve olağanüstü  bir dönemde geçiyor. Peki neden şu anda içinde yaşadığımız dönem olağanüstü bir öneme sahip`

Bunu biraz daha açmak ve istatistiki verilerle de desteklemek istiyorum, Dünya 1929 yılında yine Amerika ve gelişmiş ülkelerde meydana gelen `büyük buhrandan` sonraki en büyük ekonomik ve bunun bir sonucu olarak da sosyal ve toplumsal kriz ile karşı karşıya, dünyanın batmaz denilen dev finansal kuruluşları ki bunların en başında ` Lehman Brothers` geliyor.
Bir gecede iflas dilekçesini Amerikan Hazine Bakanlığına sundu, yine Amerika ve dünyanın en büyük Emeklilik fonu olan ` AIG`  ise ki bu AIG`de bir çok tanınmış Türk`ün de yatırımları vardı. Mesela Osmanlı İmparatorluğundan Köprülü Mehmet Paşanın Torunlarından ve bugünde Amerika ` Türkiye Konseyininde başkanlığını yürüten Murat Köprülü de yatırımları  mevcut idi,  yine bu grubu iflastan kurtaran tek seçenek  Amerikan hükümetinin yapmış olduğu ve ilk dilimi 700 milyar dolar olan kurtarma paketiydi.

Türkiye`nin bir yıl içerisindeki bütün Gayri Safi Milli Hasılasının 730 milyar dolar olduğunu düşünürsek o zaman bu kurtarma paketlerinden bir tanesinin büyüklüğünü daha iyi anlayabiliriz.
Peki şu ana kadar bize sürekli kapitalizmin etkinliğinden ve onun insanlığa yapacağı katkıdan bahseden Anglo-Amerikan dünyası nasıl oldu da kendi vatandaşlarını dahi bu vahşi kapitalizmin pençesinden kurtaramadı, Çünkü Amerika`da işsizlik  son otuz yılın en yüksek seviyesinde, insanlar mortgage`larını  ödeyemediği için evlerine hergün haciz geliyor . Bu resme bakınca insan kendisine şu soruyu soruyor Sistem nasıl oldu da bu noktaya geldi?  
Birincisi bankacılık, ve finans sektöründe ciddi manada bir denetimsizlik vardı. Bu kuruluşların bilançolarında yer alan zehirli ve hayali varlıklarla alakalı yeterli bir denetim yapılmadı.
    
Yine derecelendirme kuruluşlarındaki Yapısal hatalar ve çıkara dayalı işbirliği bu krizin ortaya çıkmasına neden olan diğer önemli gelişmelerdir. Örneğin derecelendirme kuruluşlarının kamuoyuna açıkladığı bilgiler neredeyse bir yıl öncesine ait olan bilgileri yansıtıyordu, yine bu finansal kuruluşlar daha iyi kredi notu alabilmek için derecelendirme kuruluşlarına ödemeler yaparak insanların güvenlerini kağıttan kaptanlara yönlendirdiler, Amerikan toplumunun tüketim çılgınlığı Amerikan bütçe açığını artırdı.
Amerika bu bütçe açığını kapatmak için Çin başta olmak üzere bütçe fazlası veren ülkelerden sürekli borç alarak adeta kendisini bir fasit dairenin içerisine hapsetti ve bu sebepleri daha da çoğaltabiliriz. Peki ama bu küresel kriz genelde dünyaya özelde ise Türkiye`ye ve bu başlığın bir uzantısı olarak kurumumuza getirisi ve götürüsü nelerdir.
Dünyayı incelediğimizde tablo hiçte iç açıcı değil 2008 yılında dünyada 90 milyon insan devasa bir yoksulluğun içine girdi. Bu tabloda ne yazık ki en fazla etkilenenler yine yoksul ülkeler olmaktadır. Eğer zamanında önlem alınmazsa bazı ülkelerde sosyal hadiseler, çalkantılar ve iç karışıklıklar meydana gelebilir ki bunun sonuçlarının ne olacağını hiç kimse tahmin edemez, ne yazık ki önümüzdeki yıl dünyada yine 51 milyon insan bu işsizler ordusuna katılacaktır.

Yine son açıklanan Birleşmiş Milletler indeksine göre krizle birlikte Afrika ülkelerine yapılan ekonomik yardımlar ciddi bir kesintiye uğradı. Bunun bir sonucu olarak da bir çok Afrika ülkesinde insanlar temiz su kaynaklarına ve yeterli gıdaya erişim sağlayamıyorlar.

Bu durum önlenebilir olup fakat önlenemiyen hastalıkların artmasına neden olmuştur. Bu yüzden insan ölümleri ve özellikle de çocuk ölümleri artmıştır. Ortalama yaşam süresi de bazı ülkelerde ciddi manada düşmüştür. Örneğin Zambia`da ortalama Yaşam Süresi 44 den 38`e düşme eğilimindedir. Bundan sonra her şey çok iyi gitse bile kriz önceki seviyelere dönmesi yıllar alacaktır. Yine bu kriz sonucu sadece firmalar değil neredeyse ülkeler batmıştır.

İzlanda bir dönem refahın ve yaşam kalitesinin en yüksek olduğu ülkeler arasındaydı. Fakat krizden sonra neredeyse Gayrisafi Milli Hasılasının yarısını özellikle İngiltere ve Hollanda bankalarına olan borçlarını ödemek için ayırmak zorunda kaldı. Kısacası, kriz dünyanın her köşesini etkileyerek globalizm gerçeğini bize bir kere daha hatırlattı, yani artık yerel ile global arasındaki fark gittikçe daralmakta.
Peki Türkiye açısından kriz nasıl bir durumdaydı` Türkiye,  göreceli olarak iyi bir şekilde girdi. Özellikle 2002 ile 2008 arasında ortalama yüzde 6 büyüyen bir ekonomi, yüzde 38 gibi düşük bir kamu borcu ve yine düşük bir bütçe açığı ki bu alanlarda Türkiye Maastricht ekonomi kriterlerini sağlıyordu ve krize kısmen hazırlıklı ve dirençli yakalandı. Yine Türkiye`nin 2001 bankacılık ve finans krizlerinden iyi ders çıkarıp gerekli düzenlemeleri yapıp sağlam bir bankacılık yapısına sahip olması da Türkiye`nin sahip olduğu büyük avantajlar arasındaydı.
Bütün bunlar Türkiye`yi krizde diğer rakiplerine oranla daha başarılı bir şekilde girmesini sağladı.Türkiye`nin bu finansal krizden etkilenmesinin bir sebebi de Türkiye`nin başlıca ihracat yaptığı Avrupa ülkelerinin krizde olmasıdır.

Peki neler yapıldı şu ana kadar ve neler daha yapılması gerekir?
Bu krizin bazı olumlu sonuçları ortaya çıkardığını da unutmamak gerekir. Mesela bu kriz sonucu G -7 yerini aralarında Türkiye`nin de bulunduğu G-20 ye bıraktı. Biz bunun daha da genişletilmesini istiyoruz. Açıkçası G-186 yı daha adil bir şekilde temsil edecek bir mekanizma oluşturulmalı.

Bu arada IMF`nin rezervleri 280 milyar dolardan 750 milyar dolara yükseltildi. Bu rezervlere Çin, Hindistan ve Brezilya gibi yeni büyüyen ekonomilerle, petrol zengini Körfez ülkelerinin ciddi manada bir katkısı oldu.

Dolayısıyla bu ülkeler, kaynaklarına katkıda bulunduğu kurumda daha fazla söz ve oy hakkı da istemeye başladılar ki biz inanıyoruz, bu son derece makul bir talep. Yine özellikle Asya ülkelerinde alternatif arayışlar ortaya çıktı. Çin, Japonya ve Kore aralarında 120 milyar dolarlık bir Krizle mücadele Fonu oluşturdular.

Tabii biz bunu biraz da bölgesel bir IMF sürecinin nüveleri olarak görüyoruz. Çünkü, bu tür alternatif arayışlar, altenatif Asya kurumları, alternatif bölgesel veya global para birimi arayışları uzun zamandan beri özellikle Asyanın büyüyen ekonomilerinin gündeminde olan bir konuydu ve bu global krizin bu süreci daha da hızlandıracağını düşünüyoruz.
Yine Dünya Bankası geçen sene 59 milyar dolar fakir Afrika ülkelerine yardımda bulundu. Bu süreçte özellikle yoksul ülkelere 2 milyar dolar hızlı fon ayrıldı. Yine bu süreçte ekonomideki kırılganlıklara hızlı müdahele için 8 milyar dolarlık fon ayrılmıştır.

Buna ilave olarak, krizin etkilerini hafifletmek için bir çok uluslararası firma şirket evlilikleri yaptı.
Peki daha ne yapılması gerekir gelecekteki olası krizleri önlemek için?
Öncellikle bankalar, finansal kuruluşlar ve uluslararası firmalar risk değerlendirmesi yapıp piyasalarda meydana gelebilecek olası dalgalanmalara karşı daha güçlü bir yapı oluşturmalılar.
Bankacılık ve Finansal kuruluşların yöneticilerinin aldığı bonuslar sıcak para yerine hisse senedi şekli almalı böylece yöneticiler verecekleri her karar kendi hisse senetlerinin değerini de etkileyeceğini düşünerek daha sorumlu davranacaklardır.

Kapitalizmin daha insani bir yüzü olmalı, bu kapitalizm insanlara karamsarlık yerine umut sağlamalı. IMF ve Dünya Bankası kendilerini 21. yüzyılın realitelerine göre yeniden yapılandırmalıdırlar.
Peki Bu Süreçte Türkiye nasıl bir yol izledi ve nasıl bir yol izlemeli?

Öncellikle Türkiye kriz öncesi başarılı ekonomi politikaları sayesinde, kriz sonrası da Avrupa da en fazla büyüme katsayısı sağlayacak ülkeler arasında olacak. Türkiyenin güçlü makro ekonomik dengesi, Kişi başı 10000 $ dan fazla milli geliri, ve diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında düşük Kamu borcu ile bütçe açığı Türkiye`nin krizden çıkış sürecinde en büyük avantajları arasındadır.
Yine hükümetin İstanbul`u bir finans merkezi haline dönüştürme planı ile 2013 yılına kadar dünyanın büyük projeleri arasında olan GAP`ı bitirme planı doğru istikamette atılan adımlar arasındadır.
Bunun dışında biz hükümetin işsizlik konusunda daha fazla çaba harcayıp özellikle de gençler arasındaki işsizlik oranın  düşürmesi gerektiğine inanıyoruz. Yine finans kuruluşlarının KOBİ`lere kredi kanallarını açık tutması gerekir.

buna ilave olarak, özel sektörün büyümeye öncülük etmesi hayati bir önem taşımaktadır; çünkü devlet destekli paketlerin uzun vadede kamu mali dengesini bozacağı için dikkatli davranmak gerekir.
Peki bizim bütün bu olanlardan çıkarmamız gereken ders nedir ?

Öncellikle hepimizin şunu bilmesi gerekir ki artık sivil toplum kuruluşlarının pasif bir şekilde olayları seyrettiği dönem geride kaldı. Sivil toplum kuruluşları toplumsal sorumluluk bilinciyle toplumda aktif bir rol almalıdır. Çünkü, denklem gayet açık ya biz olayları şekillendireceğiz yada olaylar bizi şekillendirecek. Biz TÜMSİAD ailesi olarak ilkini seçtiğimiz için bugün hepimiz buradayız. Tekrardan buraya  geldiğiniz için hepinize teşekkür eder hepinize hoş geldiniz diyorum.

ŞUBE BAŞKANLARI GENEL MERKEZDE BULUŞTU




ŞUBE BAŞKANLARI GENEL MERKEZDE BULUŞTU


ŞUBE BAŞKANLARI GENEL MERKEZDE BULUŞTU


ŞUBE BAŞKANLARI GENEL MERKEZDE BULUŞTU

1.

Yazılım & Tasarım Tüm Hakları Saklıdır.
Copyright © TageM Technology 2002-2010 | All rights reserved.


Mail Listemize Üye Olarak Gelişmelerden Haberdar Olun
Tümsiad Şube Erişim Bilgileri




Sayaç Reklamı