İngilizce Türkçe
TÜMSİAD İçerisinde Ara   Detaylı Araştır
HABERLER
TÜMSİAD’dan Irak keşif gezisi (29.01.2009)
 

 

Küresel krizin resesyona soktuğu dünya ekonomisindeki güçlükleri aşmak için, TÜMSİAD farklı formüller arayışına devam ediyor. TÜMSİAD, özellikle Ortadoğu ülkelerindeki ticaret hacmini geliştirmek ve üyelerine yeni pazarlar bulabilmek için Irak’ta keşif gezisinde bulundu. TÜMSİAD Genel Başkan Yardımcısı Halit Kanak ve beraberindeki heyet, Irak’ta üst düzey temaslarda bulunarak, TÜMSİAD üyelerinin bu ülkeyle olan ticaret potansiyelini geliştirmesine yönelik girişimlerde bulundular.

 

Genel Başkan Yardımcısı Halit Kanak’ın başkanlık ettiği TÜMSİAD heyeti, Irak’ta Ulaştırma Bakanı Amer Abdulcabbar, Elektrik Bakanı Raad Al Haris, İmar İskân Bakanı Peri Talabani, Yerel Yönetimler Bakanı Vekili Ayad İbrahim Safi ve Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Derya Kanbay ile bir dizi görüşmelerde bulundular.

Irak’lı yetkililer, TÜMSİAD heyetinin Irak’ta yaptığı girişimleri olumlu karşıladıklarını belirterek, “Türkiyeli firmalarla ikili işbirliği yapmaktan, farklı işler gerçekleştirmekten ve ticaret potansiyelimizi artırmaktan memnuniyet duyarız” diye konuştular.

Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Derya Kanbay da, Türkiye ile Irak arasındaki ticaret hacminin geliştirilmesine yönelik TÜMSİAD’ın girişimde bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Coğrafi avantajımızı kullanarak bu potansiyelimizi mevcut durumdan çok daha ileriye götürmemiz mümkündür” dedi.

TÜMSİAD Genel Başkan Yardımcısı Halit Kanak ise, Türkiye ve İslam ülkeleri arasındaki ticaret potansiyelinin gerçekten çok az olduğunu, bunun geçmiş dönemde çeşitli mülahazalarla oluştuğunu, bu ihmal edilmişliği ortadan kaldırmak için TÜMSİAD olarak ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını belirterek, “Türkiye, Ortadoğu’nun güvenilir yatırım üssüdür. Bizler aynı tarihten, aynı kültürel kaynaklardan, aynı değerlerden beslenmekteyiz. Sahip olduğumuz değerler, birbirimizle aynı platformlarda bir araya gelmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu avantajları, küresel rekabet şartlarında elele vererek, güç birliği yaparak daha da güçlendirmemiz mümkündür. Biz de TÜMSİAD olarak bunu yapmaya çalışıyoruz. Ortadoğu coğrafyasındaki var olan sermaye gücünü biz de yatırım avantajlarına dönüştürebiliriz. Bunu küresel rekabette elele, güç birliği yaparak kullanabiliriz. Sermayenin çok daha önemli hale geldiği, yatırım ve üretimin daha da değerlendiği küresel krizde, çok farklı çalışmalar yapmalıyız. Bu zeminleri oluşturmak için yaptığımız ticaret keşif gezisinde, Iraklı yetkililerin bizlere gösterdiği teveccüh, önümüzdeki günlerde gelişmeye aday ticaret potansiyelimizin ilk adımları olmuştur. TÜMSİAD, üyelerini küresel rekabete hazırlamak, yeni pazarlar bulmak ve yeni ticaret köprüleri oluşturmak için yakın ve uzak coğrafyalarla irtibat kurmaya devam edecektir” dedi.

 

TÜMSİAD’dan Irak keşif gezisi
TÜRKİYE BAGDAT BÜYÜKELÇİSİ DERYA KANBAY



TÜMSİAD’dan Irak keşif gezisi
ELEKTRİK BAKANI RAAD AL-HARİS


TÜMSİAD’dan Irak keşif gezisi
ULAŞTIRMA BAKANI AMER ABDULCABBAR

TÜMSİAD`TAN MUHTEŞEM GECE (24.01.2009)
 

TÜMSİAD İstanbul Holiday Inn Oteli’nde Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın konuşmacı olarak katıldığı “KOBİ’lerin Krizden Kazançlı Çıkma Stratejileri” konulu bir konferans düzenledi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, krize karşı var güçleriyle çalıştıklarını, ama bu yılın 3. çeyreğine kadar sıkıntı çekileceğini belirterek, ihracatçı KOBİ’ler için ayırdıkları kredi kaynağını açıkladı: 1 milyar dolar.

 

Yaklaşık bin kişinin katıldığı yemekli toplantıda, KOBİ’lerin Küresel Kriz’den nasıl etkilendiği ve bu dönemde nasıl tedbirler almaları gerektiği konuşuldu. TÜMSİAD Onursal Başkanı Ali Avni Bayer, İstanbul Milletvekilleri, Belediye başkaları, çok sayıda bürokrat ve sivil toplum kuruluşlarının yetkilerinin katıldığı program öncesinde TÜMSİAD’ın gözde firmalarının iştirak ettiği mini bir fuar etkinliği düzenlendi. Mini Fuar etkinliğine katılan tüm firmaları teker teker ziyaret eden Bakan Zafer Çağlayan, firma sahipleriyle piyasalarla ve yaptıkları işlerle ilgili bilgi aldı.

 

Açılış konuşmasını yapan TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Martin Luther King’in meşhur (I have a dream) “Benim Bir Hayalim Var” konuşmasına atıf yaparak, Türkiye için hayallerini sıraladı.

 

Yıldırım şunları söyledi, “Nedir bu hayalim?

Diliyorum ki, Türkiye, demokrasinin tüm kural ve kurallarıyla işlediği bir ülke olsun. Diliyorum ki, hukuk şahsileştirilmesin, siyasileştirilmesin. Hukukun üstünlüğüne, toplumun her kesimi “adalet kavramı”na inanarak riayet etsin. Diliyorum ki, bu ülkenin insanlarına hak ve özgürlükleri, ulufe olarak değil. Gerçekten insan ve hak hürriyetleri evrensel beyannamesine imza atıldığı için verilmiş olsun.

Diliyorum ki, Türkiye, her dönemin krizler ülkesi olarak anılmasın… Siyaset, ekonomimizin üzerine baskı kuramasın. Diliyorum ki, ülkemizin seçilmiş insanları, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Değişikliği gibi tüm toplumun consensus ettiği bir meseleyi kolayca halledebilsin. Anayasa’daki bir madde bile polemik konusu yapılarak krize dönüştürülmesin.  Diliyorum ki, bu ülkede esnafımız, sanayicimiz, KOBİ’lerimiz yarın endişesiyle yaşamasın… Diliyorum ki, bu ülke, yer altı ve yerüstü kaynaklarıyla, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle, coğrafi avantajıyla küresel rekabette, tüm dünyayla yarışabilsin. Diliyorum ki, bu ülke, kişi başına düşen milli geliriyle, Avrupa Birliği standartlarının bile üzerine çıkabilsin.

Bunları yapabilecek kapasitemiz var… Bunları yapabilecek enerjimiz var… Bunları yapabilecek insan gücümüz var… Peki, neden yapamıyoruz? Neden hayallerimizi bir türlü gerçekleştiremiyoruz…

Çünkü biz kısır çekişmelerle her dönem boşuna vakit geçiriyoruz. Her dönemde, ülkemizin enerjisini boşa harcayarak, yarınlarımıza ilişkin yatırımlar yapamıyoruz.

Biz bu ülkeyi atalarımızdan miras almadık… Çocuklarımızdan ödünç aldık… Onlara, çok daha iyi bir ülke bırakmak, tertemiz, pırıl pırıl, zengin ve müreffeh bir ülke bırakmak bizim elimizde… Haydi, hayallerimizi gerçekleştirelim…”

 

Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve insan hakları açısından dünya ile rekabet edebilecek standartlara erişmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Sırtımızdaki istihdam yüklerini kaldırın, ayağımıza vurduğunuza prangaları ve kum torbalarını çözün, rakiplerimiz koşarken biz uçarız” dedi.

TÜMSİAD’ın kurulurken çok özel bir hayal ve idealle yola çıktığını belirten Yıldırım, “Onursal Başkanımız Ali Avni Bayer bey bize demişti ki, hayallerinizi büyük tutun ve çok çalışın. İşte bu çalışmalarımızın meyvesini, kuruluşumuzdan kısa bir süre sonra gerçekleştirmiş bulunuyoruz. TÜMSİAD bugün 5 Avrupa şubesiyle, 18 Türkiye şubesiyle, Türkiye’nin en büyük KOBİ derneği olma yolunda hızla ilerliyor. Hedeflerimizi daha da büyüteceğiz” açıklamasını yaptı.

 

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, küresel krize son çeyrekte yakalanan Türkiye’nin bu krizden 2009’un altıncı ayından sonra çıkabileceğini belirterek,  “Bazı sektörlerimizde işler kötüdür. Çünkü Otomotiv sektörümüz 100 otomobilden 81’ini Avrupa’ya ihraç ediyordu. Bu ülkelerde işler bozulunca, bu sektörümüzün de işlerinin bozulması kaçınılmaz olmuştur. Ama Türkiye’nin bu krizden az etkilenmesi yönündeki en önemli dinamiğimiz, ülkemiz ekonomisinin aç bir ekonomi olmasıdır. Yani, iç pazarımız daha doymamıştır” dedi.

2001 krizinin bugün yaşadığımız krizden daha kötü olduğunu dile getiren Çağlayan, “O günlerde bir gecelik faizin yüzde kaç olduğunu hatırlayanınız var mı? Faizler gecelik yüzde 7 bin 500’e çıkmıştı. O günlerde yapılan finansal sistem değişiklikleriyle, bankacılığa getirilen çeki düzenle, piyasalar rahatlamıştır” dedi.

2001 krizinden sonra Türkiye’de ekonominin parametrelerinin, maliyet analizlerinin, kar hesaplarının bambaşka bir platforma geldiğini belirten Çağlayan, “Türkiye, enflasyonla mücadele sonrasında, ticaretine yepyeni bir şekil kazandırmıştır. 2001 yılı öncesi büyümelerin hepsi kamu maliyesiyle olmuştur. Sanal olmuştur. Ama bugün büyümelerimiz piyasa rakamlarıyladır. Türkiye, bugün ihracatını 132 milyar dolara çıkardıysa, bunlar sizin sayenizdedir” dedi.

Ellerinden geldiğince krize karşı tedbirler aldıklarını belirten Çağlayan, “KOSGEB kanalıyla kredilendirmelere devam ediyoruz. Birkaç güne kalmaz, ihracatçı KOBİ’lerimiz için 1 milyar dolarlık bir kredi dilimini daha açıklayacağız. Bunun yanı sıra sicil affı sağladık. Çek sahtekârlığının önüne geçmek için 711. maddeyle ilişkin değişiklikler yapıyoruz” dedi.

Bakan Çağlayan sözlerini şöyle bitirdi “Bizim de hayalimiz Cumhuriyetin 100. yılında, yani 2023 yılında Türkiye ekonomisini dünyanın en büyük 10 ekonomisi içine sokabilmek. Biz bunu başarabiliriz. Zira Türkiye, genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Türkiye, aynı zamanda Avrupa’nın lojistik üssü, üretim üssü olabilecek bir coğrafyada bulunmaktadır” dedi.

Program sonunda TÜMSİAD’a üye olanlar adına beş sembolik üyeye Zafer Çağlayan TÜMSİAD rozeti taktı. TÜMSİAD Onursal Başkanı Ali Avni Bayer de, Bakan Çağlayan’a konferansa katılımları anısına bir plaket hediye etti. TÜMSİAD imajmaker’i Hikmet Alcan da bakana, TÜMSİAD adına hediyeler verdi.

TÜMSİAD`TAN MUHTEŞEM GECE
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ZAFER ÇAĞLAYAN



TÜMSİAD`TAN MUHTEŞEM GECE
TUMSİAD GENEL BAŞKANI MEHMET YILDIRIM


TÜMSİAD`TAN MUHTEŞEM GECE
TÜMSİAD ONURSAL BAŞKANI ALİ AVNİ BAYER PLAKET VERİRKEN


TÜMSİAD`TAN MUHTEŞEM GECE
SANAYİ BAKANI ZAFER ÇAĞLAYAN TÜMSİAD YÖNETİM KURULU VE YENİ ÜYELER

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan ile KOBİ Konferansı (19.01.2009)
 

 

TÜMSİAD 24 Ocak Cumartesi günü Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ı İstanbul’da ağırlıyor. “KOBİ’lerin Krizden Kazançlı Çıkma Stratejileri” konulu konferansa katılacak olan Bakan Zafer Çağlayan, KOBİ-Hükümet buluşmasında küresel krize karşı aldıkları önlemler paketiyle ilgili önemli açıklamalar yapacak.

 

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, “2008 tüm piyasalar ve KOBİ’ler açısından zor geçmiştir. Ama, 2009’a umutla bakmak istiyoruz. Bunun için KOBİ-Hükümet buluşması niteliğindeki, Sayın Zafer Çağlayan’ın katılacağı bu zirve tüm piyasalar açısından önemli açıklamaların yapılacağı bir platform olacaktır” dedi. 

 

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, 2008’in son çeyreğinde yakalandığımız küresel krizin reel sektöre yansıdığını, fakat bu krizi kendi elimizle derinleştirdiğimiz için mevcut etkilerinden fazla hissettiğimizi belirterek, “Tüm dünyada finansal sektörlerde yaşanan kriz, maalesef bizim ülkemizde reel sektörü etkilemektedir. Bizler çok daha ağır bir krizi 2001 yılında yaşamıştık ve finansal piyasalarımıza çeki düzen vermiştik. Bizimle ilgisi olmayan bu krizin etkilerini azaltmak için, tüm piyasalarımız, sivil toplum örgütlerimiz ve hükümetimiz elinden geldiğince çabalıyor. Ama, yaşanan resesyonu en aza indirmek için yapılacak daha çok çalışma var. Bu sebeple, KOBİ’lerin adresi ve çatısı olan TÜMSİAD olarak hükümet ile buluşma niteliğinde Sanayi ve Ticaret Bakanımız Zafer Çağlayan’ı konuk edeceğimiz bir zirve gerçekleştiriyoruz. Piyasanın en önemli aktörlerinin bir araya geleceği bu konferansımıza herkesi davet ediyoruz” dedi.

 

TÜMSİAD olarak, üyelerini küresel krize dirençli hale getirmek için farklı çalışmalar yaptıklarını vurgulayan,  üyelerinin bilgi, birikim ve direnç noktalarını oluşturmaya çalıştıklarını belirten Yıldırım, “Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD), Türkiye genelinde 17 şubesi ve 4863 üyesi olan, Avrupa’nın 5 büyük ülkesinde şubesi bulunan;  KOBİ’leri dünyada temsil eden en güçlü sivil toplum kuruluşlarından birisidir. Krize karşı üyelerimizi ve piyasaları bilgilendirmek için bir dizi konferans programı organize ettik. Bu çerçevede, geçtiğimiz günlerde TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da konuk ederek, bir nevi iş dünyası zirvesi gerçekleştirdik” dedi.

 

KOBİ’lerin krizden kazançlı çıkma stratejileri konferansı ile ağırlayacakları Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın katılımıyla bir nevi KOBİ-Hükümet zirvesi gerçekleştireceklerini belirten Yıldırım, “İş dünyası, bu konferansla, hükümetin 2009 yılında piyasalar için alacağı veya almayı düşündüğü kararları da öğrenme imkanı bulacaktır. Toplantımıza, ekonomi alanındaki tüm sivil toplum örgütlerini de davet etmiş bulunuyoruz. Bu konferans, bir açıdan hükümetin 2009 yılına bakışının piyasalara aktarılması niteliği taşıyacaktır” dedi,.

 

24 Ocak 2009 Cumartesi tarihinde, Holiday İnn Airport North Oteli’nde Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Zafer ÇAĞLAYAN’ın konuşmacı olarak katılacağı, “KOBİ’lerin Krizden Kazançlı Çıkma Stratejileri“ konulu yemekli konferanslarına tüm iş dünyasını ve medya mensuplarını davet ettiklerini kaydeden Yıldırım, “KOBİ’lerin fuarlara katılmasını teşvik etmek için, konferans öncesinde “Mini Fuar ve İş Konseyi” yapılacaktır. İstanbul protokolü, üyelerimiz, seçkin işadamlarımız ve basın mensuplarından oluşan yaklaşık  bin 200 kişinin katılacağı programımızın ülke ekonomimiz, KOBİ’lerimiz ve piyasalarımız için hayırlı olmasını diliyorum” açıklamasını yaptı.

 

 


TÜMSİAD İş Dünyası ve 2009 Yılı Beklentileri Konferansı Gerçekleşti (03.01.2009)
 

 

TÜMSİAD, 2009’un ilk günlerinde iş dünyası zirvesi niteliğinde, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşmacı olduğu bir konferans düzenledi.

 

Feshane’de gerçekleşen konferansa, TOBB Başkan Vekili Halim Mete, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, TUSKON Başkanı Rıza Nur Meral, MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Ali Gür, ASKON Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Çınar, TİGSAD Başkanı Bahri Özdinç, İstanbul Kantinciler Esnaf Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve 2 bini aşkın TÜMSİAD üyesi katıldı.

 

 

 

Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, ekonominin rakamlar bilimi olduğunu, ama psikolojik motivasyon yönünün çok daha önemli olduğunu kaydederek, “2008’in 6 ayını boşa geçirdik… Suni gündemler, suni krizler… Ve arkasından gelen küresel krizin psikolojik yansımaları…

Bizler krizlere alışığız… Bizler, Türkiye şartlarında iş adamı olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. Bizler, Türkiye’de KOBİ olarak üretim yapmanın ne demek olduğunu iyi biliyoruz. Sıkıntı yoktur demiyoruz… Elbette vardır… Ama sıkıntılar için alınacak tedbirler de vardır. Nitekim bu konuda hükümetin almaya çalıştığı tedbirleri, kriz geçiş sürecindeki kredilendirmeleri ilgiyle izlemekteyiz. Kuşkusuz, KOSGEB kanalıyla KOBİ’lere kriz geçiş sürecinde aktarılacak kaynağın, 350 milyon YTL’den kademeli olarak, 750 milyon YTL’ye kadar çıkarılmış olması bizim açımızdan sevindirici olmuştur. Yakın zamanda ziyaret ettiğimiz Sanayi ve Ticaret Bakanımız Zafer Çağlayan’ın bizim ziyaretimizle birlikte bu kaynağın miktarının artırıldığını beyan etmesi, KOBİ’lerimiz için mutluluk kaynağıdır.

Alınan tedbirlerin iyi niyetli olduğunda kuşkumuz yoktur. Ama yeterli olmadığı, kredilerin geri ödeme sürelerinin kriz geçiş sürecinde beklentilerimizi karşılayamayacağı açıktır.

TÜMSİAD olarak, istihdamın yüzde 80’ini karşılayan KOBİ’lerimizin temsilcisi olarak, yaşadığımız kriz için çok daha radikal tedbirler alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Nitekim daha önce de açıkladığımız gibi, en azından kriz geçiş sürecinde, tüm görevlerini yerine getiren, krize direnerek işçi çıkarmayan işletmelerimizin istihdam maliyetleri yüzde 50 oranında düşürülsün. Bu süreç, bir geçiş süreci olarak planlansın…  

Eğer, KOBİ’lerimizin istihdam yükleri radikal bir kararla düşürülürse, bu ülkede kriz kalmaz… Hatta bu ülke, jeostratejik ve bölgesel avantajlarını kullanarak, Ortadoğu’nun “sanayi ve üretim üssü” haline gelir” dedi.

Yıldırım, önerilerini ise şöyle sıraladı, “Yeter ki, sırtımızdaki istihdam maliyetler düşürülsün… ÖTV’ler yeniden düzenlensin… Faizler, yepyeni bir çerçeveye oturtulsun

Döviz fiyatlarındaki esneme, tahmin edilebilir seviyeye çekilsin. Merkez Bankası, faizleri piyasaya rahatlatacak seviyeye çeksin… SSK’lar, muhtasarlar, vergiler yeniden düzenlensin… Dünyada doğalgaz ve petrol fiyatları dip yaparken, aynı oranda ülkemizdeki enerji maliyetleri de düşürülsün… Kayıtdışının kayıtiçine çekilebilmesini sağlayacak hukuk reformu acilen gerçekleştirilsin. Asgari yaşam standardı, asgari geçim standardı insani kriterlere göre belirlensin. Ve hepsinden önemlisi finansal sistemle reel sistemin daha entegre olabileceği bir çalışma ortamı geliştirilsin.

Maalesef, son günlerde bazı bankaların, krizi bahane ederek, reel sektöre açtıkları kredileri geri çağırdıklarına dair, hiç de hoş olmayan duyumlar almaktayız. Bu tavır, kendi ayağına kurşun sıkmaktır… Bu tavır, Nasrettin Hoca’nın hesabı, bindiğiniz dalı kesmektir” dedi.

Yıldırım, “2008 yılı zor bir yıl olmuştur… Ama TÜMSİAD olarak, 2009 yılından umutluyuz. Eğer hükümet, daha etkin tedbirler paketiyle piyasaları rahatlatırsa, istihdam maliyetleri düşürülürse, 2009’un 3. ayından itibaren, Türkiye, büyüme rakamlarında rekorlar kırılan eski dönemine dönecektir.

Yaşadığımız travma, bize göre “pireyi deve” yapma psikolojisindeki abartı merkezlerinin pompaladığı bizim dışımızdaki bir travmadır.

Güç bizim içimizdedir… Yandık, bittik, öldük söylemleriyle bir yere gidemeyeceğimiz çok açıktır. Gün, birlik olma, silkinme, piyasalara hareket ve bereket getirecek motivasyonu ortaya koyma zamanıdır. Bu noktada, ortak akıl ve ortak irade sergilemeliyiz” değerlendirmesini yaptı.

 

Daha sonra kürsüye gelen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, öncelikli olarak insan yetiştirmenin önemini belirterek, “Bir insan değişsin, dünya değişir” sloganını hatırlattı ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde yapmaya çalıştıklarını özetledi. Türkiye’de eğitim sisteminin yanlış kurgulandığını belirten Hisarcıklıoğlu, “Öğrenci mezun oluyor, elinde mühendis diploması, ustanın yanında çıraklık yapıyor. Böyle sistem mi olur? Bizler, bu sistemi tersine çeviriyoruz. Artık, öğrenci de, hocası da öncelikle çalışılacak ortamda buluşup, işin tüm teknik detaylarını yerinde öğrenilmesini sağlıyoruz” dedi. TOBB’un tüm dünyada etkin bir lobi ve kulis çalışması yapmak için benzer kurumsallaşmalarda en üst düzeyde görevlere geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, “Karşımızda oturan Murat Yalçıntaş başkanım, Akdeniz’deki tüm Ticaret ve Sanayi Odaları’nın da başkanıdır. Biz maalesef, haklılığımızı sadece kendimize anlatarak, dünyayı kurtardığımızı zannediyoruz. Biz ise, her yerde etkin olmanın derdindeyiz” dedi.

 

Dünyanın ticaret hacminin 1990 yılında 3 trilyon dolar, 2007 yılında ise 14 trilyon dolara ulaştığını belirten Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: “Bu rakam 49 devlet, 51 şirketin arasında bölüşülmüştür. Bugün şirket büyüklükleri devlet büyüklüklerinin bile önündedir. Türkiye, dünyadaki ekonomileri, kalitelerine göre sınıflandırırsak, 1. lig yükselen ekonomilerin içinde yer almaktadır. Fakat son dönemde tüm dünyayı etkileyen küresel krize maruz kalmamız, ekonomimizdeki büyümeyi frenlemiş ve her şeyi tepetaklak etmiştir. Şu anda halimiz otobanda arızalanan ve Ferrari’nin arkasına bağlanarak benzin istasyonuna gitmeye çalışan Murat 124’ün haline benzemektedir. Bir ülkenin ekonomisindeki başarı büyüme oranıdır. Yüzde 5’in üzerindeki büyüme başarı, düşük ise başarısızlıktır. Maalesef, dünyada kriz yokken bizim krizimiz vardı. Küçülme demek işsizlik demektir. Türkiye, genç nüfus potansiyeliyle her yıl 700 bin gencine iş bulmak zorundadır. Sadece geçen yılın Kasım ayı ile bu yılın Kasım ayı KDV tahsilat oranları bile piyasaların durumunu göstermektedir. Bu sene Kasım ayı KDV tahsilatı yüzde -28’dir. Diğer tüm sektörlerde de göstergeler eksi düzeylerde seyretmektedir”

Hisarcıklıoğlu, böyle ekonomik kriz ortamlarında iş adamlarının üstüne düşen görevler olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Bu krizde ve bundan sonraki dönemlerde ayakta kalmak için yapmamız gereken 4 şey var. Birincisi ortaklık. Ekonomik olarak para kazanmak istiyorsak güçlerimizi birleştireceğiz. Aynı iş kolunda faaliyet gösterenler bir araya gelerek güçlerini birleştirecekler. İkincisi kurumsallaşma. Kurumsallaşamayan şirketlerin eninde sonunda ticaret hayatına son verdiklerini görüyoruz. Üçüncüsü markalaşma. Ürünlerimizi markalaştıracağız. Bu yönde çalışmalarımızı yapacağız. Dördüncüsü ise yenilikçilik. Buna şimdi `inovasyon` da deniyor. Ben `icat çıkartma`yı daha çok seviyorum. İşimizle alakalı yenilikler, farklı bir şeyler yapacağız. Her sabah uyandığımızda, `bugün ne değişiklik yapabilirim ki müşteri beni tercih etsin` diye farklı bir şeyler yapacağız. Yoksa ekonomik olarak ayakta kalamayız." Dedi.

Konferans TÜMSİAD Üyesi Flamingo Boya Genel Müdürü Yüksel Kılıç`ın  TÜMSİAD 2008 yılı “Yılın Girişimcisi” ödülünü almasıyla son buldu.

TÜMSİAD İş Dünyası ve 2009 Yılı Beklentileri Konferansı Gerçekleşti
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu



TÜMSİAD İş Dünyası ve 2009 Yılı Beklentileri Konferansı Gerçekleşti
TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım


TÜMSİAD İş Dünyası ve 2009 Yılı Beklentileri Konferansı Gerçekleşti


TÜMSİAD İş Dünyası ve 2009 Yılı Beklentileri Konferansı Gerçekleşti
Filanmingo Boya Genel Müdürü Yüksel Kılıç

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım’dan Farklı Bir Kriz Formülü (24.12.2008)
 

KOBİ’lerin öteden beri SSK, dolaylı vergiler gibi taşınamaz istihdam maliyetleriyle boğuştuğuna dikkat çeken Yıldırım, “Biz, bu maliyetlerin yüzde 5 gibi, yüzde 10 gibi sembolik şekilde değil, radikal bir kararla en az yüzde 50 oranında düşürülmesi gerektiğini her platformda dile getiriyoruz. Bizim, kriz dönemi için ortaya koyduğumuz çok farklı bir önerimiz olacak. Bu önerimiz, kriz geçiş döneminde krize karşı direncini ispatlayan, işçi çıkarmayan ve hala mükellefiyetlerini harfiyen yerine getiren KOBİ’lerin, bu dönemde istihdam maliyetleri yarı yarıya düşürülsün. Eğer bu geçiş döneminde bu formül tutarsa ve başarılı bir şekilde uygulanırsa, uygulama krizin etkilerini üzerimizden attığımız dönemde de sürdürülsün” diye konuştu.

 

Tüm dünyada üretimi artırmak için hükümetlerin faiz indirimine gittiklerini hatırlatan Yıldırım, “Ülkemizin üretim gücünü temsil eden ana motor, KOBİ’lerdir. Eğer KOBİ’ler durursa, üretim durur, üretim durursa, ekonominin tüm parametreleri fren yapar. Nitekim TÜİK’in bu noktada açıkladığı, yüzde 0,5’lik büyüme rakamı bizim için yadırgatıcı olmamıştır. Çünkü üretimin gücünü temsil eden KOBİ’lerimiz, küresel krizden önce, ülkemize has şartların getirdiği sıkıntılarla boğuşuyorlardı.” açıklamasını yaptı.

 

Merkez Bankası’nın faiz oranlarını 1.25 puan düşürmesini de olumlu bulduklarını belirten Yıldırım “Dünya sıfır faize doğru gidiyor. Piyasalar faiz indirimini elbette olumlu karşılamıştır. Biz, reel faizlerin hala çok yüksek olduğunu düşünüyoruz.  Piyasaların canlandırılması ve küresel dalga sebebiyle bozulan dengelerin biraz daha iyi hale getirilmesi için, faizlerin daha da revize edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Merkez Bankamızın da faiz indirimi rüzgârını iyi değerlendirmesi lazım. İzlanda`dan sonra en dünyada en yüksek faizi, hala biz veriyoruz. Brezilya ile aramızda 3–4 puan fark var. Faiz oranlarının kısa zamanda tekrar indirilmesini bekliyoruz. Şu anda tüm dünyada bozulan dengelerin yerine oturması için ülkelerin kullandığı en önemli silah, faiz indirimi. Amerika, bir yönüyle sıfır faiz dönemine geçiş yaptı. Avrupa Merkez Bankası’nın oranı da yüzde 2,50. Ekonomisi bizden kötü Güney Afrika`nın bile oranı bizden düşük. Japonya gösterge faiz oranını yüzde 0,1`e çekti. Japon Merkez Bankası, Para Politikası Kurumu`nun yüzde 0,3 olan gösterge faiz oranını 1 oya karşılık 7 oyla yüzde 0,1`e indirmeye karar verdiğini açıkladı. ABD Merkez Bankası`nın (Fed) gösterge faiz oranını yüzde 1`den yüzde 0,25`e indirerek, tüm dünyayı şaşırttı. Biz de atacağımız adımlarla, piyasalarımızı rahatlatacak radikal kararlar alabilmeliyiz” değerlendirmesini yaptı.

 

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım’dan Farklı Bir Kriz Formülü



Şişirilmiş Rakamlar Krizi Doğurdu (23.12.2008)
 

TÜMSİAD Genel Başkanı TÜMSİAD Rize Şubesi’ni ziyaret ederek Rizeli iş adamları ile görüştü. TÜMSİAD Rize Şube Başkanı İsmail Yılmaz, Rize Şubesi olarak bu güne kadar yaptıkları faaliyetler ve yapacakları faaliyetler hakkında bilgi vererek , “Ekibimizle birlikte bize düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmek ve Rize’mize güzel projeler ve yatırımlar kazandırmanın gayretindeyiz” şeklinde konuştu.

 

Yıldırım ise konuşmasında 18 ilde şubeleri olduğunu hatırlatarak üye sayılarının 5 bin’e ulaştığını söyledi. Dünyada yaşanmakta olan ekonomik krizin gerçek olmayan rakamların kağıt üzerinde şişirilmesi ile meydana getirildiğini belirten Yıldırım, “Türkiye’de ki krizin uzantısı küresel krizden meydana gelmektedir. Küresel kriz bildiğimiz gibi tamamen rant ekonomisinin hakim olmasından kaynaklanmıştır. Yani finans bu zamana kadar dünyayı 15 seneden beri enerji ve finans sektörü yöneltmekteydi. Bu finans sektöründen dolayı dünyadaki 60 trilyon dolar olan ticaret hacmi karşılığında 250 trilyon dolardan fazla bir para oluşmasından kaynaklanmaktaydı. Üretim ne kadarsa paranın da o kadar olması gerekir. Fakat tam tersiydi. Suni olaraktan kâğıt üzerinde paraların şişirilmesiyle şuanda bir ekonomik kriz meydana gelmiştir. Bu balon olarak şişmiş şişmiş patlamıştır.”dedi.

Şişirilmiş Rakamlar Krizi Doğurdu



Genel Başkan Mehmet Yıldırım Çay TV`de (22.12.2008)
 

2005 yılında kurulan TÜMSİAD’ın 18 ilde faaliyet gösterdiğini ve üye sayısının neredeyse 5000 ulaştığını kaydeden Yıldırım, hedeflerinin hem Türkiye’de hem de dünyada etkin olmak olduğunu ifade etti. Küresel krizin tamamen rant ekonomisinden kaynaklandığını belirten Yıldırım, üretim ne ölçüde ise parada o ölçüde olmalı dedi. Hükümetin çalışmalarına iyi niyetle bakılması gerektiğinin altını çizen Mehmet Yıldırım bu konuda biraz daha radikal kararlar alınmalı şeklinde konuştu.RTSO seçimleriyle ilgili olarak ta açıklamalarda bulunan Yıldırım üyelerimizden de Ticaret Odası seçimlerinde etkili olmak isteyen arkadaşlarımız var,bize düşen görev onlara yardımcı olmaktır ifadelerini kullandı.

Genel Başkan Mehmet Yıldırım Çay TV`de



KOBİ`lere Bayram Hediyesi TÜMSİAD bastırdı, KOBİ”ler rahatladı (05.12.2008)
 

 KOBİ’lerin çatısı TÜMSİAD’ı kabul eden Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, KOSGEB desteklerinin 700 milyon YTL’ ye çıkarılacağını, imalat sektörü dışında hizmet sektörünün de bundan böyle bu desteklerden yararlanabileceğini, krizi fırsat olarak kullanan 711’nci madde suiistimalcileri için de çok ciddi yaptırımlar içeren bir çalışma içinde olduklarını söyledi.

 

 

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’dan KOBİ’lere Kurban Bayramı hediyesi geldi. Küresel krizin yaprak gibi savurduğu piyasaların ve reel sektörün sorunlarını Zafer Çağlayan’a götüren TÜMSİAD, gerek temsil ettiği üyeleri, gerekse reel sektör temsilcileri açısından çok önemli bir destek paketinin daha açıklanmasına neden oldu. TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ve beraberindeki heyeti kabul eden Bakan Zafer Çağlayan, şu ana kadar yaklaşık 10 bin KOBİ’nin müracaat ettiği, 350 milyon YTL’den 550 milyon YTL’ ye çıkarılacağı ifade edilen KOSGEB desteklerine 150 milyon YTL’lik bir kaynak daha ekleneceğini ve kriz geçiş döneminde yaklaşık 15 bin KOBİ’nin bu paketle destekleneceğini açıkladı.

Reel sektörün ayakta kalabilmesi ve krizden daha dayanıklı şekilde çıkabilmesi için tüm kaynakları seferber ettiklerini belirten Zafer Çağlayan, yaptıkları çalışmalarla bu desteklerden imalat sektörü dışında hizmet sektörünün de yararlanabilmesi yönünde hazırlıklar yaptıklarını da açıkladı. Türkiye’nin küresel krizden en az şekilde etkilenmesi için tüm güçleriyle çalıştıklarını vurgulayan Bakan Çağlayan, piyasalara bayram öncesi moral aşıladı.

Kriz dolayısıyla krizi bahane ederek Ticaret Kanunu 711. maddeyi suiistimal edenlerin durumunun da hatırlatılması üzerine Bakan Çağlayan, bu konuda da çok önemli çalışmalar yaptıklarını, bundan böyle hiç kimsenin bu maddeyi kendi yararına kullanmasının önüne geçileceğini belirtti. Bu madde, piyasada bol miktarda çek ödemesi yapan, fakat daha sonra ödeme günü geldiğinde, “Bu çekler benim iradem dışında kesilmiştir” şeklinde suiistimale yeltenen esnafı kapsayacak ve bundan böyle bir nevi sahtekârlıkla işlerini yürütenlere çok ciddi yaptırımlar içerecek.

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Bakan Zafer Çağlayan’a KOBİ’lerin küresel rekabet avantajlarına sahip olabilmesi için hazırladıkları raporu da sundu. Raporda, KOBİ’lerin sırtındaki istihdam yükleri, kayıt dışının kayıt içine çekilebilmesiyle ilgili öneriler, istihdam ve vergi yüklerinin en az yüzde 50 oranında düşürülmesi gerektiğiyle ilgili farklı projeksiyonlar da aktarılıyor. Yıldırım, Türkiye’nin KOBİ’lerin sırtında yükseldiğini, fakat KOBİ’lerin çok ciddi problemlerle boğuştuklarını anlatarak, “Türkiye’de katma değer üreten herkese sahip çıkılması gerektiğine inanıyoruz. Küresel kriz, üretim ekonomisinin dünyadan intikamıdır. Finansal sistemi, üretim ekonomisini sübvanse edecek bir kimliğe kavuşturamazsak, bu problem bizi de çok ciddi şekilde etkiler. TÜMSİAD, üyelerini küresel rekabet avantajlarıyla donatmak için bilgi ve birikimini ortaya koymaya devam ediyor. Bundan sonra da devam edecek. Sayın Bakanımıza, bayram öncesinde böylesine güzel paketleri, bizim ziyaretimizle birlikte açıkladığı için çok teşekkür ediyoruz” açıklamasını yaptı.

KOBİ`lere Bayram Hediyesi TÜMSİAD bastırdı, KOBİ”ler rahatladı




KOBİ`lere Bayram Hediyesi TÜMSİAD bastırdı, KOBİ”ler rahatladı

Dünya Küçülüyor, Ticaret Köprüleri Artıyor (03.12.2008)
 

 Dünya ülkelerinin küresel krizin etkisiyle resesyona girdiği bir dönemde Türkiye ekonomisinin ancak farklı açılım hamleleriyle rekabet avantajları yakalayabileceğini belirten TÜMSİAD Genel Başkan Yardımcısı Halit Kanak, “Bu sebeple, yaptığımız Başbakanımız Tayyip Erdoğan’la Hindistan ve Cumhurbaşkanımız ile Türkmenistan gezilerini TÜMSİAD olarak çok önemsiyoruz” dedi.

 

 

Gerek TÜMSİAD Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla, gerek firması Aksiyon Grup Uluslararası İnşaat Sanayi Dış Ticaret Ltd. Şti. adına yapılan bu keşif gezilerinden, ülke ekonomisi adına çok kazanımlar sağladıklarını belirten Kanak, “Başbakanımız Tayyip Erdoğan ile 5 günlük Hindistan gezimizde çok güzel bağlantılar sağladık. Hindistan’ın hükümet birimleriyle ve etkili işadamlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Yanı sıra Hindistan Başbakan’ı, önümüzdeki dönemli ilgili çok önemli bir projeksiyonu açıkladı. Hindistan, 2012 yılına kadar ülkenin altyapı çalışmaları için yaklaşık 450 milyar dolarlık bir bütçe ayırmış durumda. Başbakanımız Tayyip Erdoğan ve Hindistan Başbakanı, bu bütçenin her iki ülkenin işadamlarıyla ortaklaşa kurulacak konsorsiyumlarla ve iş potansiyeliyle değerlendirilebileceğini açıkladılar. Bu bizim için çok önemli bir adımdır. Ayrıca, Başbakanımız Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Hindistan arasındaki ticaret potansiyelinin 3 milyar dolar olduğunu, bunun yetersizliğini ve önümüzdeki dönemde en az yüzde 100 artışla bu rakamın 6 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu potansiyeli değerlendirmek ve önümüzdeki günlerde ticaret hacmimizi artırmak için çok önemli girişimler sağlayabileceğimiz bir zemin oluşmuştur. TÜMSİAD olarak bu kanalları kullanacağız ve özellikle Uzakdoğu sermayesiyle nasıl işbirliği yapabileceğimizin yöntemlerini araştıracağız” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptıkları Türkmenistan ziyaretinin de çok olumlu geçtiğini vurgulayan Kanak, “Özellikle burada Awaza bölgesinde yapılacak yatırımlarla ilgili çok önemli girişimler sağladık. Hükümet yetkilileri bu bölgenin altyapı çalışmalarıyla ilgili olarak Türk işadamlarına açık çağrı yaptılar. Buradaki potansiyelin değerlendirilmesi ve ikili anlaşmalar bağlamında çok stratejik görüşmeler gerçekleştirdik” diye konuştu.

TÜMSİAD’ın, üyelerini küresel rekabet zeminlerine hazırlamak adına çok önemli işlere imza attığını belirten Kanak, “Dünya küçülmüş, ticaret hacmi büyümüştür. Önemli olan, bu hacmi kullanabilmek iradesidir” açıklamasını yaptı.

Dünya Küçülüyor, Ticaret Köprüleri Artıyor
T.C Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL-Genel Bşk. Yrd. Halit Kanak-Türmenistan Devlet Yetkilileri



Dünya Küçülüyor, Ticaret Köprüleri Artıyor
T.C Başbakanı R. Tayyip ERDOĞAN-Genel Bşk. Yrd. Halit Kanak


Dünya Küçülüyor, Ticaret Köprüleri Artıyor
T.C Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL-Genel Bşk. Yrd. Halit Kanak


Dünya Küçülüyor, Ticaret Köprüleri Artıyor
Enerji Bakanı Dr. Mehmet Hilmi GÜLER- Genel Bşk. Yrd. Halit Kanak

Eskişehir Şubesi^nden KOBİ Konferansı (03.12.2008)
 

Genel Başkan Mehmet Yıldırım ve Genel Başkan Yard. Hikmet Usta`nında katıldığı konferansın açılış konuşmasında TÜMSİAD Eskişehir Şube Başkanı Ali ENGİZ  “Amerika’da başlayıp bütün dünyayı etkileyen ve Türkiye’de de etkileri reel sektörde hissedilen küresel kriz şehrimiz de sanayide ve ticarette işletmelerimizi hazırlıksız yakalamıştır. “ dedi. Başkan ENGİZ konuşmasına şöyle devam etti;”Bilindiği gibi bütün dünya borsaları yerle bir olmuştur. Japonya, Rusya, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkeler ve diğer bütün dünya ülkeleri bu krizden ciddi şekilde etkilenmiştir. İzlanda iflas etmiş ve satılığa dahi çıkarılmıştır. Morgace krizi diye de adlandırılan bu kriz dünyanın birçok büyük bankasının batmasına sebep olmuştur. Ekonomik krizin nereden ve ne zaman geleceği belli değildir artık, bu yüzden her an kriz olacakmış gibi çalışma yaparsak hazırlıksız yakalanmayız ”dedi.

  Konferansa konuşmacı olarak katılan Anka Danışma Gurup Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan YASAN ;  “Son birkaç yıldır her Ekim, Kasım aylarında “ bu bahar kriz var”  söylentilerini duymayanınız yoktur. Telefonlara sarılıp “duydun mu bu Mart, Nisan aylarında devalüasyon olacakmış”, ya da “yaprak kımıldamıyor, esnaf bitti, çiftçi öldü, memur ve emekliler yoksulluk sınırı altında”; hatta “sanayimiz zorda bu böyle gitmez” ifadelerine hiç de yabancı değiliz”dedi.

Yasan, “Beklenen kriz,  ülkenin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan, kötü ekonomik koşulların bir sonucu oluşması gereken bir krizdi. Kamuoyunun dezenformasyona açık bir yapıda olması, dezenformasyonu yapanları da bir zaman sonra söylediklerine inandırmakta ve ülkemizin gerçekten büyük bir krize gittiğine olan inanç kökleşmekteydi. Ancak kriz en büyük ekonomide patladı: Dünya ekonomik büyüklüğünün 1/3 ünü oluşturan ABD ve ona bağlı olarak diğer 1/3 lük büyük ekonomi olan AB ülkelerini; küresel ve köklü şirketleri daha sonra çok uluslu ve büyük şirketleri. Kriz beklentisine aşina kamuoyu, krizin okyanus ötesinden gelmesi karşısında bir hayal kırıklığı yaşamasına rağmen hızla bu krizi ülkemize uyarlamakta her olumsuzluğu “işte kriz”  olarak göstererek adım adım krizi oluşturmaktadır.  Buna karşılık ülke ekonomisinden sorumlu olanlar dezenformasyonun farkında olarak- “kriz bize uğramayacak veya biz krizden en az etkilenen ülke olacağız”  gibi anlamsız ifadelerle sözüm ona kamuoyuna moral vermeye çalışmaktadır. “ dedi.

Anka Danışma Gurup Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan YASAN konuşmasına şöyle devam etti: “Krizi fırsata dönüştürmek (Çince’de kriz ve fırsat aynı kökten gelen iki kavrammış artık bunu bilmeyen kalmadı) gibi büyük stratejilerden bahseden dahi ekonomistler… Krizi fırsat bilip ne kadar sıkıntısı varsa krize yıkan ve bu çerçevede binlerce işçiyi işten çıkaran, çeklerini ödemeyen, borçların üstüne yatan kurnazlar… Biz de ABD veya AB gibi bankalara ve büyük şirketlere destek isteriz diyen büyük şirketler… Bunlara cevap olarak “herkes başının çaresine baksın” diyen ülke yönetimi ancak bu sözden alınan küçük sanayici ve esnaf…

Kriz yok demek hükümet yanlısı olmak, kriz var demek hükümete karşı olmak olarak algılanmakta, konu soğukkanlılıkla değerlendirilememektedir. Oysa küresel kriz olarak adlandırılan durumun ülkemize reel yansımalarının yanında kamuoyunun duruşu yaşanan olumsuzluğun şiddetini arttırmaktadır. Sonuçta istesek de istemesek de eğer gerekli tedbirler alınmaz ise bu bahar beklenen kriz gelecek gibi görünüyor. Yaşanan bu durum sonuçları itibariyle bir krizdir ve kriz büyüyecektir. Devletin, Sivil Toplum Kuruluşlarının ve firmaların bu duruma karşı alması gereken tedbirler vardır. Bu tedbirler aslında bilinen, uygulanmış ve sonuç alınmış faaliyetlerden ibarettir. Devletin geliştirilen bu krizi ciddiye alıp kamuoyunu rahatlatıcı, özellikle KOBİLER’i canlandırıcı çalışmaları son derece düşük kaynaklarla yapabileceği; STK’ların sahip oldukları kaynaklarla çözümün bir parçası olabilecekleri ortadadır. İşletmeler ise kabuklarına çekilmek yerine daha fazla pazara yönelik faaliyet yapmak zorundadır” dedi.

Eskişehir Şubesi^nden KOBİ Konferansı




Eskişehir Şubesi^nden KOBİ Konferansı


Eskişehir Şubesi^nden KOBİ Konferansı

TÜMSİAD V. KOBİLER ve VERİMLİLİK KONGRESINDE (26.11.2008)
 

Kültür Üniversitesi’nin organize ettiği 5. KOBİ’ler Verimlilik Zirvesi’ne, ekonomik kriz damga vurdu. TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, İstanbul Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu Başkanı Özcan Ay, Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Ender Yazıcıoğlu, Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Murat Önay, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ahmet Nakkaş’ın katıldığı reel sektörün kriz değerlendirmesi ve 2009 beklentileri oturumunda, temsilciler gelecekten ümitsiz olduklarını ifade ettiler. 

 

Kültür Üniversitesi’nin organize ettiği 5. KOBİ’ler Verimlilik Zirvesi, Grand Cevahir Otel’de düzenlenen törenle başladı. Açılış töreninde yapılan konuşmalarda küresel kriz değerlendirilirken hükümetin bu krize daha iyi hazırlanmış olması gerektiği ve Türkiye ekonomisinin bu rüzgardan en az hasarla kurtulmasının yollarının aranması öngörüsü çıktı.

Reel Sektörün Kriz Değerlendirmesi ve 2009 Yılı Beklentileri başlıklı ilk oturumda, KOBİ temsilcileri bir araya geldi. Oturum başkanlığını TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım’ın yaptığı panele,  İstanbul Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu Başkanı Özcan Ay, Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Ender Yazıcıoğlu, Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Murat Önay, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ahmet Nakkaş katıldı. Mehmet Yıldırım oturum açılışında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin her dönemde ekonomik krizlerle anılmasının en önemli gerçeğimiz olduğunu vurgulayarak, “Aslında üniversitelerimizin ekonomi bölümlerine “Siyaset ve ekonomi” ekseninde, “Kriz nasıl üretilir?” şeklinde bir ders koymak icap ediyor. Çünkü biz, her dönemde krizler üreterek, üreticilerimize zulmediyoruz” dedi.

 

Küresel krizi’in üretim ekonomisinin dünyadan acı bir intikamı olarak niteleyen Yıldırım, “Dünyamızı yaklaşık 15 yıldır finans ve enerji sektörünün getirdiği sermaye birikimi yönetmekteydi. Üretim ekonomisi büzüldü, finansal sermaye büyüdü. Paranın soyut değeriyle haksız kazanç elde edenlerin elindeki silah bugün tersine döndü. Reel sektör ise zaten sıkıntılıdır. Bizler Türkiye’de üretici olmanın bedelini ödüyoruz. Sırtımızdaki istihdam yükleri taşınacak gibi değil. SSK, dolaylı vergiler, enerji maliyetleri… Ve bu maliyetleri katlayan zamlar. KOBİ’lerimiz üretmeyi bırakın, ürettiklerinden elde ettikleri karlılığı bile unuttular. Büyüme hedefleri koyan firmalarımız, rekabet avantajlarını yitirdikleri için artık küçülmeye başladılar. Bu noktada, hükümetin KOBİ`lere ayırdığı 350 Milyon YTL`lik kredi cansuyu görevi görecektir Hükümetimize çok teşekkür ediyoruz. Fakat, bu kredi miktarı ile ancak 5000, 6000 KOBİ`mize yetecektir. Daha fazla KOBİ`mizin bu zor günlerde kredi kullanabilmesi için daha fazla kaynak ayırılması istiyoruz. Önümüzdeki dönemin iyi geçeceğine ümitliyiz” dedi.

 

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ahmet Nakkaş ise, Türkiye’de toplam istihdamın yüzde 95’ini gerçekleştiren KOBİ’lerin, ancak toplam üretimden yüzde 46 oranında pay alabildiklerine dikkat çekerek, “Türkiye’de 2 milyon 10 bin 370 işletme var. Bu işletmelerden bin 546 tanesi büyük balık ölçeğindedir ve toplam üretimin yüzde 54’ünü almaktadırlar” dedi. Tekstil sektörünün ülkenin lokomotifi olduğunu, tedarikçilikten piyasa yapıcılığı dönemine geçiş sürecinde sektörün büyük darbe yediğini, bu dönüşüm sürecinde hükümetin de sektörün ayakta durmasına yönelik tedbirler alamadığını belirten Nakkaş, “Verimliliğimiz artmıştır, moda marka konularında ilerleme sağlanmıştır. Ama, sektör daralma yaşamıştır” diye konuştu.

 

İstanbul Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu Başkanı Özcan Ay ise, sanayici ve işadamlarının küresel krizden önce de sıkıntılar yaşadığını vurgulayarak, “Biz krizden önce krizi yaşamıştık. Bu kriz, yaşadıklarımızı katladı” açıklamasını yaptı.

 

Beyaz Eşya ve Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Murat Önay ise kriz dönemlerinde insanların harcamalarını kestiği ilk sektörlerin başında geldiklerini belirterek, “Tüketici güven endeksi, geçtiğimiz döneme göre yüzde 8 azalmıştır. Nihai tüketim harcamalarında yüzde 2’lere gerileyen bir rakam vardır. İnsanlar kriz dolayısıyla harcamalarını tamamen kesmişlerdir. Zaten satın alma gücü yetersiz olan halkımız, en cazip kampanyalara bile itibar etmez hale gelmiştir” dedi.

 

Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Ender Yazıcıoğlu ise, Türkiye’nin moda marka ve tasarım boyutunda önünün açık olduğu ayakkabı sektörünün desteksizlik dolayısıyla gelişemediğine dikkat çekerek, “Küresel rekabet avantajlarını yakalamak için, bizler elimizden geleni yapıyoruz. Ama, bu konuda yeterli teşvik ve destekler yoktur” dedi.

 

Reel sektör temsilcileri, hükümetin son dönemde krize karşı aldığı önlemler paketinin yetersiz olduğu, krize karşı çok daha kuşatıcı önlemlerin alınması gerektiğini belirttiler.

TÜMSİAD V. KOBİLER ve VERİMLİLİK KONGRESINDE




TÜMSİAD V. KOBİLER ve VERİMLİLİK KONGRESINDE


TÜMSİAD V. KOBİLER ve VERİMLİLİK KONGRESINDE


TÜMSİAD V. KOBİLER ve VERİMLİLİK KONGRESINDE

“Kredi kararı güzel, miktar yetersiz, ödeme süresi kısa” (21.11.2008)
 

“Kredi kararı güzel, miktar yetersiz, ödeme süresi kısa”

 

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Türkiye ekonomisinin geçtiğimiz yıl yaşanan suni gündemler sürecinden beri sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Küresel kriz yaşadığımız çetin sürecin sadece tuzu biberi olmuştur. Üretici, sanayici özellikle taşınamaz istihdam yükleri dolayısıyla ayakta kalmakta zorlanmaktadır. Üretim maliyetlerinin sürekli artması, üretimdeki karlılığı tamamen ortadan kaldırmış, girdi maliyetlerine sürekli gelen zamlar dolayısıyla üretici, maliyet analizlerini bile yapamaz hale düşürülmüştür. Bu süreçte büyümeye çalışan KOBİ’lerimiz de yaşadıkları iç ve dış baskılarla rekabet avantajlarını yitirdikleri için küçülme eğilimine girmişlerdir” dedi.

 

Piyasaların ateşini almak için hükümetin almaya çalıştığı tedbirleri çok yakından izlediklerini belirten Yıldırım, “Önceki günlerde Sanayi ve Ticaret Bakanımız Zafer Çağlayan’ın açıkladığı KOSGEB kaynaklarından aktarılacak 50 milyon TL’lik kaynakla, 7 bankanın, KOBİ’lere 350 milyon TL’lik kredi verilmesi kararı, KOBİ’ler nezdinde sevinçle karşılanmıştır. Bu karara göre kredi programına başvuruların 26 Kasım’da başlayacağı ve istihdama göre kredi kullandırılacağının açıklanmıştır. Program çerçevesinde, çalışan sayısı 9’a kadar olan mikro ölçekli KOBİ’lere 25 bin YTL kredi kullandırılacak, 35 çalışanı olan bir KOBİ, 9’a kadarki çalışanı için 25 bin YTL alacak, artı 26 çalışanı için de 52 bin YTL olmak üzere toplam 77 bin YTL kullanabilecektir. Yine bu çerçevede kadın esnaf ve sanatkârlara ise 30 bin YTL kredi kullandırılması planlanmaktadır. Piyasaların böylesine dara düştüğü bir dönemde, KOSGEB kanalıyla KOBİ’lere aktarılan bu kredi, zorda olan üreten kesimimizi rahatlatacaktır” diye konuştu. 

 

Yıldırım, bu güzel ve yerinde kararı alanlara teşekkür ettiklerini, fakat “toplam kredi miktarı” ve “kredilerin geri ödeme” süresiyle ilgili eleştirileri olduğunu belirterek, “Hizmet güzeldir, karar güzeldir, bu karar darda olan birçok KOBİ’mize krizden geçiş süreci için kaynak oluşturacaktır. Öncelikle, 350 milyonluk total kredi miktarı bize göre yetersizdir. Kişi başı 50 bin TL’lik bir kredi kullanımı dikkate alınırsa, toplam miktardan en fazla 7 bin KOBİ yararlanabilecektir. Kriz geçiş sürecinde daha fazla KOBİ’nin bu fırsattan yararlanması sağlanmalıydı. Diğer yandan esnaf ve sanatkârlar ile KOBİ’ler, kullandıkları bu krediyi, ilk 3 ayı ödemesiz, kalanı aylık eşit taksitler halinde olmak üzere toplam 12 ayda geri ödemek zorundadır. 12 aylık geri ödeme planları çok kısa bir vadedir. Mikro ölçekli bir KOBİ’nin 25 bin TL’lik bir kredi kullandığı ve ilk üç ay ödeme yapmadığı düşünülürse, bu demektir ki, bu KOBİ’mizin 9 ay içinde her ay 2,7 bin YTL geri ödeme yapması gerekir. Süre çok kısa tutulmuştur. Bu sürenin, kriz döneminde ilk 10 ayını krizden geçiş aralığında geri ödemesiz şekilde ve de ödeme süresi ise en az 24- 36 ay ya da daha uzun süre olarak planlanması gerekirdi” açıklamasını yaptı.

“Kredi kararı güzel, miktar yetersiz, ödeme süresi kısa”



Genel Başkan Mehmet Yıldırım ÜLKE TV’de (17.11.2008)
 

Küresel krizin üretim ekonomisinin intikamı olarak niteleyen Yıldırım, “Dünyayı yaklaşık 15 senedir finans ve enerji sektörü yönetiyordu. Sanal olarak şişirilen bir tablo geriye döndü. Amerika’daki Motrgage kredilerinin geri ödenmemesiyle başlayan süreç, tüm dünyaya yayıldı” dedi.

 

Türkiye ekonomisinin krizlere alışık olduğunu, 2001’de yaşanan bankacılık sektörü krizinin bu anlamda finans piyasalarıyla ilgili olarak düzenlemeler yapılmasına imkân tanıdığını belirten Yıldırım, “Tablo çok kötü değil. Ama üretici ve sanayicinin istihdam maliyetleri çok ağır” diye konuştu.

Türkiye ekonomisinde yapısal sorunlar olduğuna da değinen Yıldırım, “Biz sistemimizi sistemsizlik üzerine kurmuşuz. Özellikle kayıt dışını tetikleyen ve insanları kayıt dışına zorlayan bir yapı söz konusu. Kayıt içindeki kayıt dışı da çok önemli bir etken. Eğer kayıt dışını azaltmak istiyorsak, öncelikle istihdamdaki ağır vergi yükünün en az yüzde 50 oranında azaltılması gerekiyor. Kabul edilebilir oranlar, kabul edilebilir bir sistemle Türkiye, birçok sorunu aşabilir. Sosyal Güvenlik Kurumumuz iflas etmiş durumda. Neden? En basit örnekle, bugün bir emekliye 4 çalışan bakmak zorunda. Oysa kayıt dışını kayıt içine çekebilirsek, emekli ve çalışan arasındaki denge 1/7’ye çıkmış olacak” değerlendirmesini yaptı.

Geçtiğimiz günlerde TÜMSİAD’ın yaptığı konferans organizasyonunda Prof. Dr. Deniz Gökçe’nin sunduğu rakamlara da atıf yapan Yıldırım, “Rakamlar geçtiğimiz yıldan beri kötüye doğru gidiş içinde. Ama bizi bekleyen en önemli tehlike, Amerika’daki kriz değil, Türkiye’nin toplam ihracatını gerçekleştirdiği Avrupa Birliği ülkelerindeki resesyondur” diye konuştu.

TÜMSİAD’ın KOBİ’lerin krizlere dayanıklı hale getirilmesi, üyelerinin küresel rekabet avantajlarının geliştirilmesi için her türlü çalışmayı yaptığına dikkat çeken Yıldırım, “Bizler bilgi üretmeye devam ediyoruz. TÜMSİAD, bu zor süreçte üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor” açıklamasını yaptı.

Ekonomiyi yöneten bakanların acil eylem planlarını açıklamaları gerektiğini de vurgulayan Yıldırım, “Krizle mücadele, sözle değil, eylemle olur” dedi.

Genel Başkan Mehmet Yıldırım ÜLKE TV’de
Genel Başkan Mehmet Yıldırım, Ersoy Dede


KONFERANS (30.10.2008)
 
Deniz Gökçe, küresel krizin Türkiye’yi elbette etkileyeceğini, ama ekonomik parametrelerin 2001 yılında yaşadığımız iç krizden sonra yerine oturduğunu belirterek, “Asıl tehlike Avrupa Birliği ülkelerinde yaşanan ekonomik durgunluktur. ‘Amerika çökecek, bizi aşağı çekecek’ diye bir şey yok. Şu anda AB ülkelerinin ekonomilerindeki yavaşlama, ticaret potansiyeli olarak bizi daha çok etkiler” dedi.

Türkiye’de kriz belirtilerinin geçtiğimiz yıldan beri hissedildiğine dikkat çeken Gökçe, “Siyasi tartışmalar, Ergenekon, kapatma davası… Müşteriye muhatap olan, esnaflarımız durgunluğun ne zaman hızlandığını çok iyi biliyorlar. Nisan ayından bu yana işler arzu ettiğimiz gibi değildir. Nisan-Mayıs-Haziran, yani yılın ikinci çeyreğinde rakamlar iç açıcı değildir. Üçüncü çeyrek rakamları açıklandığında dış sorunlar da bu tablonun üzerine binmiş olacak, dolayısıyla hayatımız biraz daha zorlaşacak” dedi.

Tüm dünya Amerika’dan esen küresel krizle sarsılırken, KOBİ’lerin çatısı olan TÜMSİAD üyelerini bilgilendirmek amacıyla Küresel Kriz ve Türkiye konulu bir konferans düzenledi. Prof. Dr. Deniz Gökçe’nin konuşmacı olarak katıldığı, Topkapı Eresin Hotel’de düzenlenen konferansa katılım çok yüksek düzeydeydi. Konferansın açılış konuşmasını yapan TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, “Amerika’dan başlayan finansal krizin aslında 15 yıllık bir tarihi perspektiften değerlendirmemiz gerekir. Bu kriz, finans sektörüne üretimden daha fazla önem verilmesinden dolayı oluşmuştur. Şu ana kadar Sermaye üretimde değildi… Sermaye üretimin gücünden başlamıyordu. Sermaye, paranın soyut kavramı üzerinden para kazanan finansal sistemin oluşturduğu sanal bir şişkinliği ifade ediyordu. Eğer üretmeden paraya değer verirseniz, soyut kazançlar bir noktadan itibaren geriye döner. Yaşadığımız handikap, borsa-döviz-faiz üçgenine sıkıştırılan dünyanın acı hüsranından başka bir şey değildir. Global kriz, üretim ekonomisinin finansal piyasalardan intikamıdır” dedi.

Konuşmasına Türkiye’nin demografik ve sosyolojik yapısının değişimi, köy-kent açmazlarının rakamlarıyla başlayan Deniz Gökçe, geçmiş dönemde tercih edilen ekonomi parametreleriyle bugünküler arasında farklar olduğunu dile getirdi. Türkiye’de yaşanan sıkıntıların temelinde hızlı değişim sürecinin yaşandığını kaydeden Gökçe, “Bu değişim bazı yönlerden iyi olmuştur, ama bazı yönlerden toplumun travma yaşamasına sebep olmuştur” dedi. Ekonomik parametrelerden kur, faiz ve kambiyo rejiminin üçünün bir arada kontrol altında tutulmasının mümkün olmadığını belirten Gökçe, “Bir zamanlar Türkiye’de döviz taşımanın yasak olduğu bir dönem yaşadık. 1980’lerden sonraki süreçte döviz kuru serbest bırakıldı, convertibiliteye geçtik. Bir yandan kuru serbest bırakırken bir yandan da kuru yükseltmeye çalıştık. Bir yandan döviz kurunu bir yandan kambiyoyu kontrol altında tutarken öbür yandan ise faiz başımıza bela oldu. Bugünkü rejimde bu üçlüyü kontrol etmek mümkün değildir, bir tanesi muhakkak piyasaya bağlıdır. 2001 yılında kur çıpası vardı, kambiyo serbestti, faiz piyasaya bağlıydı. Faiz önce yüksekti, sonra yükseldi, yükseldi. Sonra Demirbank olayı ve ardı ardına yaşadığımız felaketler geldi” dedi.

Türkiye’nin ekonomik parametrelerinin 2001 krizinden sonra yaşadığımız ekonomik felaketten kötü olmadığını dile getiren Gökçe, “Fakat Türkiye’nin sıkıntı yaşamadığını iddia edemeyiz. Geçtiğimiz sene içinde yaşanan olaylar, Anayasa Değişikliği, Ergenekon, Parti Kapatma, Cumhurbaşkanlığı seçim süreci yurt dışındaki krizin etkisi gelmeden ülkemizde aşağıya doğru bir gidiş başlatmıştı. Müşteriye muhatap olan, esnaflarımız durgunluğun ne zaman hızlandığını çok iyi biliyorlar. Nisan ayından bu yana işler arzu ettiğimiz gibi değildir. Nisan-Mayıs-Haziran, yani yılın ikinci çeyreğinde rakamlar iç açıcı değildir. Üçüncü çeyrek rakamları açıklandığında dış sorunlar da bu tablonun üzerine binmiş olacak, dolayısıyla hayatımız biraz daha zorlaşacak” dedi. Tarım’ın üretimdeki payının yüzde 10 olduğunu belirten Gökçe, “Sanayi sektörünün üretimdeki payı yüzde 28, inşaat sektörünün, ticaret ve hizmet sektörlerinin payı ise yüzde 25. Bu rakamlara bakıldığında Tarım’da birinci çeyrek büyümesi 2,7, ikinci çeyrek büyümesi -3,1. Bu çok kötü demek. Sanayide birinci çeyrek 7’li büyüme. İkinci çeyrek 2,7. Aynı şekilde inşaat sektöründe büyüme sıfır noktasına inmiş durumda. Hangi sektöre giderseniz gidin, 2008’in ikinci çeyreğindeki rakamlar hiç iyi değil” açıklamasını yaptı. Tüketim endeksine göre ise durum daha da kötüdür. Özel nihai tüketim, Türkiye’deki toplam talebin, toplam milli gelirin yüzde 70’ini oluşturur. Ekonominin motoru tüketimdir. Tüketim 2008’in ilk çeyreğinde 7,6 artmış, ikinci çeyrekte ise 2,8. Yere çakılmış bir tablo. Doğru teşhis bu işin çok büyük bölümünün içerdeki kavgalar dolayısıyla olduğudur” diye konuştu.

Deniz Gökçe, Amerika’daki krizin Türkiye’yi Avrupa’dan daha az etkileyeceğini belirterek, “Asıl dikkat etmemiz gereken toplam ticaret hacmimizin en yüksek boyutunu oluşturan Avrupa Ülkelerinde yaşanan krizdir. Fransa, Almanya, Danimarka, Belçika ekonomileri tehlike sinyalleri vermektedir” değerlendirmesini yaptı.

KONFERANS




KONFERANS


KONFERANS


KONFERANS

Cidde Ticaret Odası TÜMSİAD Ziyareti (28.10.2008)
 
Cidde Ticaret Odası TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım’a nezaket ziyaretinde bulundu Türkiye, Ortadoğu’nun güvenilir yatırım üssüdür Suudi Arabistan Cidde Ticaret Odası Genel Sekreteri Mustafa A.K.Sabri ve Genel Başkan Yardımcısı Mazen M. Batterjee TÜMSİAD Genel Merkezi’ni ziyaret ederek, TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ve TÜMSİAD üyeleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdiler.

Geçtiğimiz dönemde Suudi Arabistan ticaret ziyaretine katılarak burada farklı sektörlerde ikili yatırım anlaşmaları gerçekleştiren TÜMSİAD üyeleri, Cidde Ticaret Odası yetkilileri ile ticaret hacimlerinin genişletilmesi ve geliştirilmesi noktalarında görüş alışverişinde bulundular. Türkiye ve Suudi Arabistan’ın aynı kültürel iklimde buluştuğunu belirten yetkililer, “Ticaretimizi daha çok geliştirecek zeminleri arayıp bulmalıyız. Bizler, Ortadoğu’da güvenilir ortak arıyoruz” diye konuştular.

TÜMSİAD’ın yaptığı çalışmaları ilgiyle izlediklerini ve ikili ilişkileri geliştirmek, ticaret köprüleri oluşturmak, küresel rekabet avantajlarını yakalamak için her türlü işbirliği imkânlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten yetkililer, potansiyeli daha da ileriye taşımak için her türlü çalışmayı gerçekleştireceklerini belirttiler.

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ise, Türkiye ve İslam ülkeleri arasındaki ticaret potansiyelinin bu noktada olmasının üzüntü verici olduğunu, bu ihmal edilmişliği ortadan kaldırmak için TÜMSİAD olarak ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını belirterek, “Türkiye, Ortadoğu’nun güvenilir yatırım üssüdür. Bizler aynı tarihten, aynı kültürel kaynaklardan, aynı değerlerden beslenmekteyiz. Sahip olduğumuz değerler, birbirimizle aynı platformlarda bir araya gelmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu avantajları, küresel rekabet şartlarında elele vererek, güç birliği yaparak daha da güçlendirmemiz mümkündür. Biz de TÜMSİAD olarak bunu yapmaya çalışıyoruz. Ortadoğu coğrafyasındaki var olan sermaye gücünü biz de yatırım avantajlarına dönüştürebiliriz. Bunu küresel rekabette elele, güç birliği yaparak kullanabiliriz. Sermayenin çok daha önemli hale geldiği, yatırım ve üretimin daha da değerlendiği küresel krizde, çok farklı çalışmalar yapmalıyız. Bu zeminleri oluşturmak için derneğimizi ziyaret etmenizden çok memnunuz” diye konuştu.

Cidde Ticaret Odası TÜMSİAD Ziyareti




Cidde Ticaret Odası TÜMSİAD Ziyareti


Cidde Ticaret Odası TÜMSİAD Ziyareti


Cidde Ticaret Odası TÜMSİAD Ziyareti

Malezyalı işadamları heyeti TÜMSİAD’ı ziyaret etti (25.10.2008)
 

Farklı sektörlerde faaliyet gösteren Malezyalı bir grup işadamı, önceki gün TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ve TÜMSİAD heyetiyle derneğin Maltepe’deki genel merkezinde bir araya geldi.

İki ülke arasındaki dostluk bağlarının güçlendirilmesi ve ticaret zeminlerinin kurgulanması yönünde oluşan sıcak atmosferde, Malezyalı işadamları Türkiye’de TÜMSİAD gibi Türkiye’nin üretim gücünü temsil eden, uluslar arası alanda işbirliği bir dernekte bulunmaktan duydukları memnuniyeti ifade ettiler.

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Türkiye’nin jeostratejik ve coğrafi konum itibariyle Ortadoğu, Uzakdoğu ve Türkî Cumhuriyetlerin çekim merkezi olduğuna dikkat çekerek, “Bizler Avrupa’ya bir adım kadar yakınız. Dünyanın en önemli bölgelerine ticaret köprüleri oluşturacak çok önemli bir konuma sahibiz. Bu avantajlarımızı, uluslar arası rekabet zeminlerinde işbirliği ve güç birliğine dönüştürecek dost ve ortak ülkeler bularak, oluşturacağımız sinerjiyi tüm dünyaya yayabiliriz. Bu bağlamda, Malezya, Uzakdoğu’nun yükselen sanayi bölgesi olarak dikkatimizi çekmektedir. Buradan alacağımız güç ve sermaye birikimiyle Avrupa, Ortadoğu ve Türkî Cumhuriyetler arenasında çok önemli bir ticaret atmosferi oluşturmamız mümkündür. Malezyalı dostlarımızın ülkemizin en önemli KOBİ Derneği TÜMSİAD’ı tercih etmeleri bizim açımızdan sevindirici olmuştur. Bizler, Türkiye’nin üretim gücünü temsil eden bir derneğiz. Ve geleceğe ilişkin çok önemli projelerle üyelerimizi küresel rekabet zeminlerine hazırlayacak çalışmalar yapmaktayız. Ülkemiz için ürettiğimiz katma değeri, küresel olarak bir araya gelebileceğimiz çok önemli partner ülkelerin temsilcileriyle çok daha yüksek boyutlara çıkarmamız mümkün olacaktır” dedi.

Yıldırım, Malezyalı işadamlarına TÜMSİAD’ın hem Türkiye, hem de dünya için ifade ettiği değerleri anlatarak, “Bizler, tarihten aldığımız değerlerimizle, özümüzle tüm dünyada güvenilir bir işadamı kuşağı oluşturmak için çabalıyoruz. Bu çabamızda bizlerle yapacağınız işbirliklerinin, sizleri dünyada çok avantajlı konumlara getireceğinden kuşkunuz olmasın. Dünya küçülüyor, ticaretin şekli değişiyor. Bizler, bu yeni jenerasyonda yeni ve farklı olanı temsil etme misyonuyla hareket ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Malezyalı işadamları heyeti TÜMSİAD’ı ziyaret etti




Malezyalı işadamları heyeti TÜMSİAD’ı ziyaret etti


Malezyalı işadamları heyeti TÜMSİAD’ı ziyaret etti


Malezyalı işadamları heyeti TÜMSİAD’ı ziyaret etti

TÜMSİAD`DAN 10 ACİL ÖNERİ (17.10.2008)
 
TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, küresel krizin üretim ekonomisine önem verilmemesinin ve finans sektörlerinin şişmesinden kaynaklandığını belirterek, “Bu kriz, üretimde olması gereken sermayenin finansal piyasaları şişirmesinden kaynaklanmıştır. Yaklaşık 15 yıldır balon haline gelen finansal sistem, Amerika’dan başlayarak çökmüştür. Alınması gereken ders, üretimin öncelenmesi gerektiğidir” dedi. Yıldırım, tüm dünyayı bir virüs gibi saran küresel krizin üretim-istihdam boyutuyla sıkıntılı olan, likitide sıkıntısı yaşayan KOBİ’lerimize an az zararı vermesi yönünde, TÜMSİAD’ın önerdiği 10 maddelik acil önlem paketini şöyle sıraladı.

1) “Kriz bize değmez” edebiyatının acilen terk edilerek, tedbirler alınması, piyasaların moral-motivasyonunun sözle değil, eylemle sağlanması.

2) Düşük kur, yüksek faiz uygulamasının acilen gözden geçirilmesi ve faizlerin piyasaların ateşini alabilecek en alt limite kadar geri çekilmesi.

3) Üretim-yatırım ve istihdam zincirindeki halkaların zarar görmemesi için, üreticilerin sırtındaki mevcut borç stokları, kredibilite ve vergi borçlarının karşılıklı şekilde bir takvime dayalı olarak ödemeye alınması. KOBİ’lerin, esnafın bankalara olan borçlarının zora düştükleri anda geri çağrılmasının önlenmesi ve belli bir periyoda yayılarak, üreticinin iş yapma kapasitesiyle beraber borç ödeme kabiliyetinin ortaya konulması.

4) Üretimin en ağır maliyet boyutu olan enerji fiyatlarının, üretici kesim ve KOBİ’ler boyutuyla yeniden düzenlenmesi, fiyatlandırmanın üretim-yatırım zincirini aksatmasına imkân vermeyecek bir seviyeye getirilmesi. KOBİ’lerimizin istihdam maliyetlerini oluşturan SSK, Vergi ve dolaylı vergilerin kabul edilebilir bir seviyeye çekilmesi. Böylelikle kayıt dışının azaltılarak, Milli Gelir seviyesinin otomatik olarak üst seviyelere çıkarılması.

5) Piyasaların allak bullak olmasına yol açan, döviz kurunun sürekli değişmesine karşı, Merkez Bankası’nın bir çıpa dâhilinde hareket etmesinin sağlanması. Dövize direkt müdahale olmasa bile, esnek kurun tahmin edilebilir, öngörülebilir bir hale getirilmesi.

6) Global krizin ağırlığını her gün medyadan izleyen ve tüm birikimlerini yastık altında tutma eğilimine giren insanımızın, tüketim zincirini aksatmaması yönünde tedbir alınması.

7) Yaklaşık iki yıldır nakit akışında sıkıntılar bulunan, likitide problemi yaşayan piyasalara bir şekilde nakit girişinin sağlanması.

8) Üretim ile tüketim arasındaki ilişkinin, dengeli olarak sağlanacağı bir formülasyonun bulunması. Her gün bir başka türlüsü bulunan kredilendirme, kredi kartı veya kredi şekillerinin “kitlesel borcu” artırmaktan başka bir şeye yaramadığının anlaşılması.

9) Ekonomiden sorumlu tüm bakanların, bilhassa Maliye Bakanı, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanının bir araya gelip hazırladıkları paketi kamuoyuna bir ağızdan anlatmaları.

10) Kabul edilsin veya edilmesin, dünya kriz ortamındadır. Önemli olan bu krizi ülkemize gelse de, gelmese de doğru olarak yönetmektir. Kriz bizi yönetmeden, krizi yönetebileceğimiz ortamı yakalamak en önemli aşamadır. Psikolojik eşiğin aşılmasına müsaade edilmemesi. 2001 krizinde psikolojik eşik, Başbakan Bülent Ecevit’in önüne atılan yazarkasa ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in fırlattığı anayasa kitapçığı ile aşılmıştı. Bu dönemde de böyle bir eşik atlamaya asla müsaade edilmemesi. Global kriz, şu anda Türkiye’ye açık şekilde yansımamış olabilir. Ama psikolojik boyutun, kara tabloya dönüşmesinin önlenmesinin sağlanması.

TÜMSİAD`DAN 10 ACİL ÖNERİ



Genel Başkan Mehmet Yıldırım’dan Ahilik Haftası değerlendirmesi (16.10.2008)
 
TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, her yıl Ekim ayının ikinci pazartesi günü itibariyle kutlanmaya başlanan Ahilik Haftasını, esnaf, sanatkar, üretici, sanayici ve çalışan kesim adına tebrik ederek, “Tarihe damga vuran kültürlerimizi yeniden hayata geçirmek ve temel dinamiklerimizi bu kültürler üzerinden oluşturmak zorundayız. Ahilik, geçmişe ait değerlerimizi temsil eden ve ekonominin güven unsurunu bizlere tekrar tekrar hatırlatan en önemli müessesedir. Dünü olmayan toplumların yarınları da olmaz. Bu sebeple, özümüze ait güzellikleri tüm ekonomik sistemlerin üzerinde bir yapıyla ortaya koymalıyız” dedi.

Ahilik anlayışının toplumda yaşayan fertleri birbirine yaklaştırmak ve aralarında dayanışma kurulmasını sağlamak üzere kurulduğunu belirten Yıldırım, “Bu anlayışa göre din, dil, ırk farkı gözetmeksizin herkese eşit muamele yapılmıştır. Bir toplumda sosyal tabakalaşma olabilir. Kimi zengin, kimi fakir olabilir; fakat ikisi arasındaki fark fazla olmamalıdır. Ahilik zenginliğe karşı değildir. Çalışmak ve üretmek, alın teri ile kazanmak Ahilikte bir ahlak kuralıdır. Bunun için herkesin mutlaka bir mesleği ve işi olmalıdır. Ahilik, halkın sırtından geçinenlere, bir köşeye çekilip miskin miskin oturanlara karşıdır” diye konuştu.

Yıldırım şöyle devam etti: Ahilikte iş ve meslek ahlakı, kabul edilmesi mecburi kurallar haline gelmiştir. Bizim TÜMSİAD’ı kurma sebeplerimizin başında ise kökleri Ahilik’e dayanan kültürel mirasımız gelmektedir. Kendinden önce başkalarını düşünmek ve kollamak, hak ettiğinden fazlasını istememek, kanaat ve tevazu ölçüleri içerisinde "hırs" ve "tama"dan uzaklaşmak, kendi yeteneğine uygun bir işle meşgul olmak, sanatını mutlaka 3 farklı ustadan öğrenmek ve birliğin, beraberliğin korunması için dayanışma içerisinde bulunmak ahiliğin mutlaka uyulması şart olan ahlak kaideleridir. Ana amaçlarımızın biri de TÜMSİAD’ı bu özellikleri taşıyan modern bir Ahilik teşkilatı yapmaktır. Ahiler yeniliğe açık insanlar olup, halka sanat, meslek ve genel bilgiler öğretmek için var güçleriyle çalışırlar. Bu bakımdan Ahiliğin eğitimcilere ışık tutacak önemli özellikleri vardır. Ahilik sisteminde, işyerinde çalışanlar ile çalıştıranlar arasında pek fark olmadığı gibi aralarında baba-oğul ilişkileri vardır. İşyeri aynı zamanda sanatın ve ahlakın öğretildiği bir okuldur. Burada üretilen mal, belli bir ihtiyacı karşılayacak şekilde kusursuz ve tam olarak üretilir. Emeğin karşılığı çalışanının alın teri kurumadan ödenir. İşyerlerinde çalışan ve çalıştıranlar dayanışma içerisindedir. Bu uygulama emek ve sermaye`nin barışık olduğu bir model oluşturur”

Ahiliğin sadece geçmişe ait değerler yumağı olmadığını, bu kültürel birikimin, deneyimin, tecrübenin ve dayanışma modelinin günümüz toplumlarının ihtiyaç duyduğu bir çıkış formülasyonu olduğunu kaydeden Yıldırım, “Günümüzde toplam kalite, müşteri beklentileri, tüketici korunması, standart üretim gibi kavramların önemi yeni yeni anlaşılmaya başlanmıştır. Bugün kaliteli üretim için başvurulan ve Toplam Kalite Yönetimi dediğimiz tedbirlerle tüketicinin daha ucuz, daha kaliteli mal alma imkânı doğmuştur. Ahilik sisteminde bir malın üretimden tüketicinin eline geçene kadar üretimin her safhası bütün çalışanların sorumluluğu altındadır. Çıraklar, kalfalar ve ustalar hep birlikte malın kalitesinden sorumludur. Ayrıca oto kontrol sistemi ile malın kalitesi sürekli denetlenir. Bugün de toplam kalite yönetimi kapsamında kalitede mükemmellik, verimlilik, hatasız üretim, kalite güvenliği, ülke ve uluslararası standartlara uyum, ISO 9001, tüketiciye cevap verme hattı, tüketici tatmini gibi konular henüz yeni yeni işyerlerinde gündeme gelmeye başlamıştır. Üretime katılan her kademedeki personelin eğitimi, işletme içi tüm personelden faydalanma, tam kapasite çalışma gibi tedbirler yanında işyerinde her türlü üretim ve hizmetlerden işyeri çalışanları sorumlu 4 tutulmaktadır. Ahilik düşüncesinin kurduğu Ahi Birlikleri`ni batıdaki ve doğudaki benzer teşkilatlardan ayıran özellik, din adamlarının da devlet adamlarının da Ahiler üzerinde herhangi bir etkisinin olmayışıdır. Bunun sonucu olarak Ahilik sivil toplum kuruluşlarının en eski bir modelidir. Ahiler, daima toplum yararına hizmet yapmışlardır” değerlendirmesini yaptı.

Genel Başkan Mehmet Yıldırım’dan Ahilik Haftası değerlendirmesi



TÜMSİAD DİK toplantısı (22.08.2008)
 
KOBİ’lerin uluslar arası alanda rekabet gücünü artırması, bölge hinterlandında ticaret köprülerinin oluşturulması yönünde vizyonlar üreten TÜMSİAD, ülke ekonomisinin gelecek inşası için çalışmaya devam ediyor. Rize’de düzenlenen TÜMSİAD DİK (Dış İlişkiler Komisyonu) toplantısında bölge ülkeleriyle kurulacak ticaret köprüleri ve yeni ekonomik düzendeki dinamiklere nasıl ayak uydurulacağı konuları tartışıldı.

TÜMSİAD’ın dış ilişkiler noktasında ve uluslar arası stratejiler bağlamında yaptığı çalışmaların gözden geçirildiği toplantıda, 2008’in sonu ve 2009 yılı faaliyet stratejileri de tartışıldı. Toplantıya başta genel merkez olmak üzere 7 şube dış ilişkiler komisyon başkan ve başkan yardımcıları katıldı.

Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Yaşar Doğan başta olmak üzere, Mustafa İÇÖZ, İ.Orhan SARAL, Ekrem SARAL, Mustafa KARAKUŞ, Murat SARI, Yavuz Uğurlu, İbrahim ASLANTEKİN, Erol KARABULUT, Selim KURİŞ, Enis Haşim TEKİN, Burhan İLHAN, Yavuz KANCA, Tarık DENİZ gibi dış ilişkiler komisyonu üyelerinin katıldığı toplantılarda, bölgelerde yapılacak koordinasyon çalışmaları ve KOSGEB ile ortaklaşa yapılabilecek çalışma zeminleri de ele alındı.

Kafkaslarda son gelişmelerle birlikte bölge ülkelerine yapılacak ticaret hacminin geliştirilmesinin formüllerini aramak üzere, Rize Şube DİK Başkanlığının Ermenistan Azerbaycan ve Rusya Devletleri ile ilgili Ticari Gezi ve/veya Bürokratik ziyaret konularında proje hazırlaması kararına varıldı. Diğer yandan Balkan ülkeleri ile ticari ziyaretler ve gündemde olan Fas gezisinin stratejileri de belirlendi.

TÜMSİAD DİK toplantısı




TÜMSİAD DİK toplantısı

TÜMSİAD’dan Örnek Proje (01.09.2008)
 
TÜMSİAD Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Murat Çalık, TÜMSİAD’ın geleneksel hale getirdiği iftar çadırında aşevi projesine herkesi davet ettiklerini belirterek, “Bir sofrada siz kurun sloganımızla başlattığımız aşevi projemizde, 2007 yılı Ramazan ayında 10 binlerce ailenin hayır dualarını almaya çalıştık. Ramazan-ı Şerif ayında, ihtiyaç sahiplerinin sofralarına katkıda bulunmanın mutluluğunu hep birlikte yaşadık. Fakir fukaranın sofrasındaki çorbada tuz olabilmek, muhtaçların yüzündeki gülümsemeye ortak olabilmek ve bu mübarek ayın hayır kervanına katılmak istiyorsanız, sizi de bizlere destek vermeye davet ediyoruz” dedi.

Çalık, “Bu yıl da, ihtiyaç sahibi insanlarımızın umudu haline gelen Ramazan-ı Şerif ayında, TÜMSİAD ailesi olarak hep beraber elele, gönül birliği içinde, çok daha fazla yetim, dul, hasta, çaresiz ve yoksul insanımıza, bir parça olsun umut verebilmeyi arzu ediyoruz. Bu insanlarımızın iftar yemeğini TÜMSİAD ailesi olarak üstlenmek istiyoruz ve günlük en az 2000 kişinin sofrasını şenlendirebileceğimize, onların iftar sevincini birlikte yaşayabileceğimize yürekten inanıyoruz” diye konuştu.

Büyükşehirlerin getirdiği baskın kültürün ve kapitalizmin, insanların birlikteliklerine, dayanışmalarına ve kaynaşmalarına olumsuz bir atmosfer getirdiğini kaydeden Çalık, şöyle devam etti: “Büyükşehirlerde artık insanlarımız kapı komşularından bile habersiz bir yaşantı tarzı sürmektedirler. Oysa bizim kültürümüzde, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” Peygamberi düstur esastır. Bizim sevinçlerimiz de, acılarımız da birlikte yaşanır. Bizler, Ramazan ayında yanı başımızda aç insanlarımızın olduğunu bilerek, türlü lezzetlerle donatılmış sofralarda iftar açabiliyorsak, üzerimizdeki sorumluluğun ve toplumsal büyük bir vebalin de olduğunu unutmamalıyız. İşte bu sebeple, fakir fukaranın yanında olduğumuzu göstermek, muhtaç insanlarımızı doyurabilmenin, onların sofrasında aş olabilmenin hazzını ve sevabını da hesap etmeliyiz. “ dedi.


TÜMSİAD Heyeti Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ı ziyaret etti (14.08.2008)
 
TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ve Yönetim Kurulu Üyelerinden oluşan bir heyet, önceki gün Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a makamında planlanmış bir nezaket ziyaretinde bulundu.

TÜMSİAD Genel Başkanı Yıldırım, TÜMSİAD ile ilgili Bakan’a kısa bir brifing vererek, hazırladıkları KOBİ’lerin sorunları ve çözüm yolları raporunu da sundu. Mehmet Yıldırım, çok genç bir dernek olmasına rağmen TÜMSİAD’ın ülke geneline ve Avrupa ayağındaki şubelerle üye sayısını 5 bine ulaştırdığını, KOBİ’lerin sorunlarının çözüm adresi olarak çok önemli çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Yıldırım, “KOBİ’ler ekonomimizin lokomotifidir. Dünya ile serbest rekabeti gerçekleştirebilmek ve bölgesel güç olabilmek adına çok önemli görevleri vardır. KOBİ’lerimizin sorunlarını çözmek, ekonomimizin de önünü açmak anlamına gelir” diye konuştu. Yıldırım, “Gerek bölgemizde, gerek Avrupa’da gerekse dünyada küresel ölçekli ticareti geliştirmemiz, ancak KOBİ’lerin bu konudaki sıkıntılarını çözmekle aşılabilir. Bu bağlamda, düşük kur yüksek faiz uygulamasının revize edilmesini bekliyoruz. Öte yandan, KOBİ’lerin sırtındaki istihdam yükleri, artan enerji maliyetleri, üretim-pazarlama-markalaşma bilinci ve keskin rekabet kurallarının değişimine ayak uydurmaları bağlamında, en kısa zamanda bir KOBİ bakanlığı kurulması hükümetimizden dileğimizdir” açıklamasını yaptı.

TÜMSİAD raporunu inceleyen, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, TÜMSİAD’ın özellikle Anadolu’daki KOBİ’lerin buluştuğu çatı olarak çok önemli bir fonksiyon üstlendiğini belirterek, “Bundan sonra TÜMSİAD’ın yapacağı çalışmaları çok yakından izleyeceğim ve KOBİ’lerimizin geleceği adına size her türlü desteği vereceğim” dedi.

Unakıtan “Türkiye’nin gelişmesi ve büyümesi için hükümet olarak üzerimize düşen her şeyi yapıyoruz. Türkiye, çok zorlu süreçlerden geçti. Gerek dünyadaki küresel kriz, gerekse ülkemize has sorunlar dolayısıyla çok zorlu bir süreci alnımızın akıyla geçtiğimizi düşünüyorum. Ekonomik parametreler daha da iyileştirilecek. SSK primlerinin düşürülmesiyle ilgili çalışma son aşamaya geldi. Bizler Kurumlar Vergisi’ni yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürdük. SSK primlerinin düşürülmesiyle ilgili olarak, “Yüzde 5 düşürülecek” çalışmasını yapıyoruz. Yani total olarak düşündüğünüzde SSK primlerinin yüzde 25 olarak düşürüldüğünü söylememiz mümkündür. Bütün dünyada hissedilen kriz, ekonomimizin dirençli olması dolayısıyla ülkemizde aşırı biçimde hissedilmiyor” dedi.

TÜMSİAD Heyeti Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ı ziyaret etti




TÜMSİAD Heyeti Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ı ziyaret etti

Sağduyu kazandı (31.07.2008)
 
TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından AK Parti’ye açılan kapatma davasını görüşerek karara bağlayan Anayasa Mahkemesi’nin, kapatmama kararı almasını değerlendirdi. Yıldırım, çıkan karar için “Sağduyu kazanmıştır, demokrasi kazanmıştır” dedi.

Mehmet Yıldırım, “Türkiye uzun süredir aradığı sağduyu, huzur ve hoşgörü ortamında yaşama arzusunu ortaya koyan bir kararla, yıllardır beklediği Avrupa Birliği rüyasına bir adım daha yaklaşmıştır” şeklinde konuştu.

Anayasa Mahkemesi üyelerinin sağduyulu bir karara imza attıklarını, ülkemizin geleceğini ipotek altına almak isteyen, hoşgörü ve barış ortamını zedeleyen fikirlere itibar etmeden hukuksal bir olgunlukla bu karara ulaştıklarını ifade eden Yıldırım, “AK Parti’ye açılan kapatma davasının başladığı günden beri, global krizin etkilerini hisseden piyasalar diken üstünde durmaktaydı. Yabancı sermaye, ülkemizle ilgili yatırım hedeflerini askıya almıştı. Bu karar, hem iç piyasalarımızın canlanmasına, hem de uluslar arası ticaret hedeflerinin gerçekleştirilmesinde çok önemli bir milat olacaktır. Demokrasimiz kazanmıştır, bundan sonra asıl konuşulması gereken gündem ekonomi ve ülkemizin kalkınması olmalıdır” dedi.

Davanın açıldığı günden bu yana, Anayasa Mahkemesi’nden de bu şekilde sağduyulu bir karar beklentisi içinde olduklarını belirten Yıldırım şöyle devam etti; “Yaklaşık 5 bin üyesiyle KOBİ’lerin en önemli temsilcisi olan TÜMSİAD olarak, bizler piyasalar açısından bu karara umutla yaklaşıyoruz. Türkiye, siyasi, ekonomik ve sosyal istikrar ortamıyla dünyanın en önemli coğrafyasında yükselen bir değer olarak yerini almak zorundadır. Ülkemizin sürekli büyümesi, yabancı sermayenin yatırımlarını çekebilmesi, bölgesinde ekonomik olarak bir güç olabilmesi için mevcut potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmelidir. Dünya gücü olmak isteyen Türkiye, öncelikle ekonomik hamleleriyle bunu gerçekleştirmelidir.”

Yıldırım, AK Parti’nin kapatılmamasının piyasalar için çok olumlu sonuçlar getireceğini belirterek, “Aylardır bu kararı bekleyen KOBİ’lerimiz artık, öngörülerini ve yatırım hedeflerini daha doğru verilerle ortaya koyacakları bir zemine ulaşmışlardır. Yabancı sermaye, yatırımları için hedeflerini ve içeriden seçecekleri partnerleri daha rahat biçimde seçecek bir konuma gelmiştir. İstihdam, pazarlama ve serbest rekabet noktasında sıkıntı çeken, üzerinde türlü istihdam maliyetleri bulunan KOBİ’lerimiz, en azından gelecek korkusu olmadan ticaretlerini yapabilecekleri bir zemine kavuşmanın sevincini duymuşlardır” açıklamasını yaptı. Yıldırım, hükümetten bundan sonra en kısa zamanda seçimden bu yana kaybedilen ekonomik ortama acil sondajlar yapmasını beklediklerini belirterek, “Öngörülerini kaybeden piyasalarımız bu kararla moral bulmuşlardır. Demokrasimiz çok önemli bir sınavdan, yüzünün akıyla çıkmıştır. Ama, bundan sonra, asıl gündemimiz ekonomimizin dünya ligine çıkarılması olmalıdır. Çağdaş ülkelerle eşit şartlarda yarışa girebilecek piyasa aktörleri yetiştirecek zemini hazırlamaktır” dedi.

Sağduyu kazandı



Hindistan Uluslararası Ticaret Merkezi Başkanı Chandrakant A. Salunkhe Ziyareti (20.06.2008)
 
India International Trade Center ve (Hindistan Uluslararası Ticaret Merkezi) ve Small and Medium Development Chamber of India (Hindistan Küçük ve Orta İşletmeleri Geliştirme Odası) Başkanı Chandrakant A. Salunkhe derneğimizi ziyaret etti.

Dünya ticaretinin yükselen yıldız ülkelerinden Hindistan, özellikle son dönemde yüksek bilgi donanımı gerektiren, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin marka isimlerine yaptığı üretimlerle dikkat çekiyor. Dünyanın bir çok markasına üretim yapan Hindistan, yüksek istihdam gücüyle de Uzakdoğu’nun Çin ile birlikte cazibe merkezi durumunda.

Hindistan’daki Küçük ve Orta İşletmeleri Geliştirme Merkezi Başkanı A. Salunkhe, Türkiye’deki KOBİ’lerin temsilcisi ve çatısı olan TÜMSİAD’la nasıl çalışabilecekleri ve nasıl ticaret köprüleri oluşturabilecekleri yönünde fikir alışverişi yapmaya geldiklerini belirterek, “Bir ülkenin ağır sanayisi görünen yüzüdür. Ama, o ülkeyi iktisadi olarak ayakta tutan diğer değerleri küçük işletmeler üretir” açıklamasını yaptı. Hindistan yetkilisine Türkiye’nin ekonomik yapısı ve TÜMSİAD ile ilgili bilgiler veren TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, “Bizler, ülkemiz ekonomisini sırtında taşıyan KOBİ’lerimizi küresel rekabet şartlarına hazırlamak, yakın ve uzak çevremizdeki ülkelerle elbirliği, güçbirliği projeleri üretebilmek için çalışıyoruz. TÜMSİAD, bu amaçla, geçtiğimiz dönemde özellikle Ortadoğu ülkeleriyle çok sıcak ilişkiler kurma girişimleri yaptı. Bununla birlikte Uzakdoğu’nun ve dünyanın yükselen yıldız ülkelerinden Hindistan’la da her türlü işbirliğine açığız. Bu noktada neler yapılabileceğini oturmak, konuşmak ve gelecek stratejileri üretmek gerekir” dedi.

Bugün dünyada ana değerin bilgi olduğunu ifade eden Yıldırım, “Bu noktada, her türlü bilgiyi paylaşmaya hazırız. Hindistan, yüksek bilgi teknolojilerinde çok farklı üretimler gerçekleştiriyor. Biz de bunları yapabiliriz. İşbirliği, güçbirliği yöntemleriyle her türlü girişime varız” diye konuştu.

Hindistan Uluslararası Ticaret Merkezi Başkanı Chandrakant A. Salunkhe Ziyareti
Chandrakant A. Salunkhe - Genel Başkan Mehmet Yıldırım



Hindistan Uluslararası Ticaret Merkezi Başkanı Chandrakant A. Salunkhe Ziyareti

TÜMSİAD Denizli Şubesi görkemli bir törenle açıldı (09.06.2008)
 
TÜMSİAD Denizli Şubesinin açılış gecesine katılan TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, KOBİ’leri temsil eden en güçlü dernek olduklarını belirterek, “Bizler, üretim-markalaşma ve pazar payı noktalarında KOBİ’lerimizi, küresel rekabet şartlarında dirençli hale getirecek çalışmalara imza atıyoruz” dedi.

Tüm Sanayici İş adamları Derneği (TÜMSİAD) Denizli Şubesi resmi açılışını Anemon Otel’de verdiği muhteşem yemekle gerçekleştirdi. Düzenlenen geceye, Denizli Valisi Yavuz Erkmen, Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, TÜMSİAD Genel Sekreteri Fatih Güngör, AK Parti Denizli Milletvekili Mithat Ekici, AK Parti İl Başkanı Bilal Uçar, Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Oğuz, Belediye Başkan Yardımcıları Şamil Çınar, Ali Alaybeyoğlu, Siyasi Parti İl Başkanları ve çok sayıda davetli katıldı.

Açılış konuşmasını yapan TÜMSİAD Denizli Şube Başkanı Ömer Hakan Baki, “TÜMSİAD’ın, ülke ekonomisini sırtında taşıyan KOBİ’lerin elbirliği, yürekbirliği ve güçbirliği misyonu olduğunu belirterek, “ Gelişen dünya ekonomisinde yerimizi alabilmek, üyelerimizin ekonomimizin kırılganlığına karşı direnç noktalarını geliştirmek için TÜMSİAD çatısı altında elele veriyoruz. Bu misyonla kurulduk, bu vizyonla hedeflerimizi belirledik” dedi.

TÜMSİAD’ın kısa zamanda Türkiye genelinde sergilediği başarılı yapılanmayla ülke ekonomisinin lokomotifi KOBİ’lerin çatısı haline geldiğini belirten Baki, “TÜMSİAD Denizli Şubesi 20 Eylül 2007 tarihinde Eski Valimiz Hasan Canpolat olurları ile kurulmuştur. Hızlı bir şekilde yapılanma sürecini tamamlayan Denizli TÜMSİAD Mart 2008’de ilk Genel Kurulunu yapmıştır. Denizli TÜMSİAD olarak genel amacımız Türkiye’nin parlayan yıldızı Egenin incisi güzel şehrimizi de ülke ekonomisine daha çok katkı sağlamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. KOBİ’lerimizin yurt dışı açılımını ve üyelerimizin dış ilişkilerini arttırmak birinci hedefimiz olacaktır” diye konuştu.

SİYASİ BELİRSİZLİK EKONOMİMİZİ ETKİLİYOR

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ise, çok genç bir dernek olmalarına rağmen, üç yıl gibi kısa bir s ürede KOBİ’leri temsil eden en güçlü dernek haline geldiklerini vurgulayarak, “KOBİ’lerin sesi soluğu olmak için yola çıktık. Ülke ekonomimizin temel direği olan KOBİ’lerin sorunları ve çözüm yollarının aranması noktasında en etkin çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Türkiye, çok zor bir süreçten geçiyor. Küresel ekonomik krizin ayak seslerini hissediyoruz. Büyüme hedeflerimiz saptı, enflasyon hedeflemesinde revizyona gidildi. Siyasi belirsizlik ve kaos, ekonomimize çok kötü şekilde yansıyor. Bu olumsuz şartlarda KOBİ’lerimiz problemlere direnç göstermek için mücadele ediyor. Bu noktada, bizler sıkıntılara çare olacak önerilerimizi, raporlarımızı ve çözüm yollarını yetkili mercilerle paylaşıyoruz. Spekülasyonlardan, kaoslardan, siyasi belirsizliklerden bizler zarar görüyoruz. Siyasi belirsizlik ve kaos ortamı ekonomimizi dinamitliyor. Biz elimizden geldiğince bu sıkıntılara çare olmak için çalışacağız” dedi

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ DEĞERİNİ DAHA İYİ ANLIYORUZ Yemekte konuşan Denizli Ticaret Odası Başkanı Necdet Özer, “1990’lı yıllarda başlayan sivil toplum kuruluşlarının varlığını değerini son yıllarda dünyanın küçülmesi ile daha iyi anlıyoruz. Çünkü değişen dünya konjektöründe iş adamlarımız sanayicilerimiz rekabet edebilme gücünü ve üretmiş olduğu ürünlerini dünya pazarlarında satabilmek için birlik ve beraberlik içinde bulunarak yeni Pazar arayışlarına girmişlerdir. Dünyada var olan ticari pastadan pay alabilmek için gerekli girişimlerde bulunarak ilimize ve ülkemize gerekli katma değer kazandırmak için çaba göstermişlerdir. Bugünde açılışını gerçekleştirmiş olduğumuz Denizli TÜMSİAD şubesinin de aynı duygu düşüncelerle iş adamlarımızın yanında yer alarak elini taşın altına sokacağından şüphemiz yoktur” dedi.

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI DEMOKRASİNİN OLMAZSA OLMAZLARIDIR

Sivil Toplum Kuruluşları’nın Demokrasinin olmazsa olmazları arasında yer aldığını belirten Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci, “ Bir ülkede siyaseti ve sivil toplum kuruluşlarını devamlı törpülemek isterseniz bunun arkasındaki art niyet bellidir. Gelişmiş demokrasilerde ki sivil toplum kuruluşlarının etkisini eğer dile getirecek olursak bugün Avrupanın Avrupa birliğinin ilk 13 ülkesinin seçmen sayısı kadar siyasi partilere üyelik vardır. Seçmen sayısının iki mislide sivil toplum kuruluşlarına üyeliği vardır. Ortalama olarak her seçmen iki sivil toplum kuruluşuna üyedir. Bu ülkelerde hesap sorma mekanizmaları, şeffaflık, denetim mekanizmaları veya ülkenin geleceği ile ilgili söz söylenmesi gerektiğinde söyleyenler çok olur. Ülkemizde dur deyince duran git deyince giden bir sistem artık yok. Artık bu ülkenin sahipleri var. Bunun için kimse kendi oyunu bir köylü ile bir çobanla veyahut ta kale içinde bir esnafla bir bakırcı ile eşit olduğundan şikâyet etmeyecek bir ülkedir. Vicdanı hür, geleceği hür, aklı hür tam bağımsız bir Türkiye’ye doğru ilimle, fenle, akılla, demokrasi ile sanayicisi ile işadamı ile tüccarı ile esnafı ile çobanıyla tarlada çalışan bacısıyla bu ülkeyi muhasır medeniyetler seviyesine getireceğine yürekten inanıyorum. TÜMSİAD’ın tüm Türkiye’deki teşkilatlarının bu kutsal yolda hayırlar getirmesini temenni ediyorum” dedi.

TÜMSİAD gibi KOBİ’lere yönelik faaliyetler gösteren, kısa bir süredebaşarılı faaliyetler gösteren Derneğe başarılar dilediğini belirten Denizli Valisi Yavuz Erkmen, “Sanayimizin gelişmesini sorunlarımızın giderilmesi konusunda her türlü iş girişiminde bulunmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Denizli’nin kalkınması için üretimin olması gerekli. Üretime istihdama katkı sağlayan her vatandaşa Türk vatandaşı olarak teşekkür ederim” dedi.

TÜMSİAD Denizli Şubesi görkemli bir törenle açıldı




TÜMSİAD Denizli Şubesi görkemli bir törenle açıldı
BELEDİYİ BSK NİHAT ZEYBEKÇİ-VALİ YAVUZ ERKMEN-AKP MİLLETVEKİLİ DR.MİTHAT EKİCİ


TÜMSİAD Denizli Şubesi görkemli bir törenle açıldı
DENİZLİ SUBE BSK ÖMER HAKAN BAKİ-BELEDİYE BSK MİTHAT EKİCİ

TÜMSİAD Sakarya Şubesi coşkulu bir atmosferde açıldı (02.06.2008)
 
KOBİ’lerin sesi soluğu olma vizyonuyla hareket eden TÜMSİAD, 15. şubesini Sakarya’da açtı. Açılışta konuşan TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, “Türkiye, dinamizmiyle, çalışkanlığıyla, nüfus potansiyeliyle, öz kaynaklarıyla dünyada söz sahibi olabilecek bir kapasiteye sahipken, zaman zaman demokrasimize dışardan yapılan müdahalelerle ekonomimiz de sabote edilmektedir. Biz böyle bir tablo arzulamıyoruz” dedi.

KOBİ’lerin küresel rekabet şartlarına hazırlanmasındaki elbirliği-yürek birliği ve güçbirliği çatısı olan TÜMSİAD, Anadolu çapındaki örgütlenmelerine devam ediyor. Yurt içinde 16, Avrupa’da beş şubesiyle KOBİ’lerin buluşma adresi olan TÜMSİAD, Anadolu’daki şube sayısını önceki gün Sakarya şubesiyle 15’a ulaştırarak, başarılı bir yükseliş grafiği sergilemeye devam ediyor.

TÜMSİAD, Sakarya Şubesi açılışına TÜMSİAD Onursal Başkanı Ali Avni Bayer, TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Adapazarı Merkez Belediye Başkanı Süleyman Dişli, Genel Başkan Yardımcıları Murat Çalık, Halit Kanak, DİK Başkanı Yaşar Yakış, TÜMSİAD Genel Sekreteri Fatih Güngör, Sakarya Şube Başkanı Murat Kesik, farklı bölgelerden TÜMSİAD Şube başkanları ve çok sayıda TÜMSİAD üyesi katıldı. Açılışta konuşan Adapazarı Merkez Belediye Başkanı Süleyman Dişli, “Sivil toplum örgütlerinin önemini biliyoruz. TÜMSİAD’ın burada çok güzel çalışmalara imza atacağına inanıyorum” dedi. TÜMSİAD Sakarya Şube Başkanı Murat Kesik de, TÜMSİAD’ın KOBİ’lerin sıkıntıları ve çözüm yollarını arayışta bir marka ve değer olduğunu belirterek, “Üyelerimizin kurumsal kimlik, markalaşma ve pazarlama stratejilerini en doğru biçimde oluşturacağız” diye konuştu.

TÜMSAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, TÜMSİAD’ın çok genç bir dernek olmasına rağmen, kuruluşundan bugüne kadar çok hızlı ve başarılı bir çalışma temposuyla Türkiye’de 19, Avrupa’da 5 şube sayısına, toplam olarak 5 bin üyeye ulaştığını belirterek, “Şu anda ekonomik sivil toplum örgütleri içinde en dinamik, en heyecanlı ve üye sayısı en fazla olan dernek biziz” dedi. Yıldırım, Türkiye ekonomisinin çok zor bir süreçten geçtiğini belirterek, “Biz bu süreci en ince detayıyla takip ediyoruz. Türkiye, dinamizmiyle, çalışkanlığıyla, nüfus potansiyeliyle, öz kaynaklarıyla dünyada söz sahibi olabilecek bir kapasiteye sahipken, zaman zaman demokrasimize dışardan yapılan müdahalelerle ekonomimiz de sabote edilmektedir. Biz böyle bir tablo arzulamıyoruz. Biz, Türkiye’nin küresel rekabet şartlarında ekonominin yükünü çeken KOBİ’lerin, dünya markalarıyla yarıştığı, geçtiği ve ekonomimizin dünyada söz sahibi olduğu bir tablo arzuluyoruz” dedi.

TÜMSİAD Sakarya Şubesi coşkulu bir atmosferde açıldı
Genel Başkan Mehmet Yıldırım-Onursal Başkan Ali Avni Bayer



TÜMSİAD Sakarya Şubesi coşkulu bir atmosferde açıldı
Sakarya Şube Başkanı Murat Kesik


TÜMSİAD Sakarya Şubesi coşkulu bir atmosferde açıldı
TÜMSİAD Genel Merkez ve Sakarya Yönetim Kurulu Üyeleri

TÜMSİAD Fas çıkarmasına hazırlanıyor (29.05.2008)
 
TÜMSİAD Genel Merkez Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Yaşar Doğan, TÜMSİAD’ın tüm Türkiye şubeleri dış ilişkiler komisyonu başkanlarının katıldığı iki günlük programın çok verimli geçtiğini belirterek, “Bizler, ülke ekonomisindeki dinamikleri geliştirmek için çabalıyoruz. Bu yönde çalışmalara devam ediyoruz. Temsil ettiğimiz TÜMSİAD çatısı, KOBİ’lerin her ne şartta olursa olsun, elinden tutma, güç birliği ve yürek birliği vizyonudur, misyonudur” dedi.

Türkiye’deki tüm TÜMSİAD Dış İlişkiler Komisyonu Başkanları’nın katıldığı, TÜMSİAD Dış İlişkiler Komisyon Toplantısında, KOBİ’lerin küresel rekabet şartlarına hazırlanması yönünde farklı açılımlar ve vizyonlar belirlenerek, önümüzdeki günlerde Fas Hazır Giyim ve Yan Sanayi Fuarı’na katılım konusunda altyapı çalışmaları gözden geçirildi.

TÜMSİAD Genel Merkez Dış İlişkiler Komisyon Üye’si Yılmaz Çelik, işbirliği-güç birliği ve yabancı sermayeyle yeni yatırımlar planlanması noktasında, işadamlarına “Fas’da mevcut İş İmkânları” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Çelik, Türkiye’de son beş yıldır Uzakdoğu ve Avrupa arasındaki coğrafi avantajları da kullanılarak bir üretim üssüne dönüşme noktasında farklı yatırımlar gerçekleştirildiğini dikkate çekerek, “Biz, hem Ortadoğu’nun, hem Avrupa’nın, hem Kuzey Afrika’nın yatırım boyutunda gözbebeği ülkelerinden birisiyiz. Çok güçlüyüz ve çalışkan bir partneriz. KOBİ’leri temsil eden TÜMSİAD, özellikle Ortadoğu ülkeleriyle kurduğu bağlantılarla, markalaşma ve pazarlama noktalarında iş sahiplerimize her türlü katkıyı vermeye devam ediyor. Bizler üyelerimizi küresel rekabet şartlarına hazırlamak yanında, ülkemizin ihmal edilmiş ticaret köprülerini de inşa etmeye çalışıyoruz” dedi.

Daha sonra program dâhilinde keskin küresel rekabet şartlarına ayak uydurmanın formüllerini öğrenmek isteyen TÜMSİAD Dış Ticaret Komisyonu üyelerine, Yrd. Doç. Dr. Ayşenur Topçuoğlu tarafından dış ticaret eğitimi verildi. Topçuoğlu, dünyanın hızlı bir değişim içinde olduğunu belirterek, “Artık rekabetin kuralları da değişiyor. Firmalar, hızlı, aktif, dinamik ve aynı zamanda kendi sektöründeki hangi şirketlerle işbirliği yapacaklarını iyi analiz etmek zorundalar. Bir zamanlar ne üretirseniz satıyordunuz, ama bugün, ürettiğiniz ne olursa olsun, önce pazarını bulmak zorundasınız” açıklamasını yaptı. Akşam yemeğinin ardından günün programı sona erdi.

İki günlük toplantı programı çerçevesinde ertesi gün İBB İstinye Sosyal Tesislerinde sabah kahvaltısı yapıldı ve Kabataş İskelesi’nden kalkan bir yat ile boğaz turu da gerçekleştirildi. Dış Ticaret Komisyonu üyeleri, bu vesileyle iki günlük çalışmalarının sonunda boğaz gezisiyle dinlenmiş oldular.

TÜMSİAD Genel Merkez Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Yaşar Doğan, iki günlük programın çok verimli geçtiğini belirterek, “Türkiye zor bir süreçten geçiyor. Bir yandan küresel ısınma ve gıda fiyatlarındaki artış, bir yandan ülkemizdeki ekonomik ve siyasi belirsizlik, KOBİ’leri her yönüyle zorluyor. Bizler, ülke ekonomisindeki dinamikleri geliştirmek için çabalıyoruz. Bu yönde çalışmalara devam ediyoruz. Temsil ettiğimiz TÜMSİAD çatısı, KOBİ’lerin her ne şartta olursa olsun, elinden tutma, güç birliği ve yürek birliği vizyonudur, misyonudur” dedi. Yaşar Doğan iki günlük toplantıda aldıkları kararları ise şöyle özetledi: “Bir Sonraki Genel Dik Toplantısının Rize Dış İlişkiler Komisyonu tarafından organize edilerek Rize’de 08 – 09 Ağustos 2008 tarihinde yapılmasına oy birliği ile karar verilmiştir. Fas’da gerçekleşecek Fas Hazır Giyim ve Yan Sanayi Fuar’ı hakkında Tüm Dış İlişkiler Komisyonlarının kendi üyelerini bilgilendirmeleri ve Fuar ile ilgili katılım durumunu belirlenecek bir tarihe kadar TÜMSİAD Genel Merkez Dış İlişkiler Komisyonu’na bildirmelerine karar verilmiştir.Üyelerimiz arasında Bartır yapılması ile ilgili İzmir ve Sakarya Şube Dış İlişkiler Komisyonu tarafından proje hazırlamasına karar verilmiştir.İran’da TÜMSİAD Şubesi açılması konusunda Ankara ve Genel Merkez Dış İlişkiler Komisyonu tarafından gerekli çalışmaların yapılmasına karar verilmiştir. Yurt Dışından gelen iş taleplerinin Tüm Dış İlişkiler Komisyonları tarafından organize edilmesine karar verilmiştir. Üyelerimizin Dil Probleminin çözülmesi ile ilgili Tüm Dış İlişkiler Komisyonu tarafından çözüm projeleri hazırlanmasına karar verilmiştir”

TÜMSİAD Fas çıkarmasına hazırlanıyor
D.İ.K. Başkan Yardımcısı Yılmaz Çelik-Dış İlişkiler Başkanı Yaşar Doğan



TÜMSİAD Fas çıkarmasına hazırlanıyor


TÜMSİAD Fas çıkarmasına hazırlanıyor
Dış Ticaret Uzmanı Yr.Doç.Ayşenur Topçuoğlu

TÜMSİAD, Suriye-Türkiye İş Forumuna damga vurdu (28.04.2008)
 
Geçtiğimiz günlerde Suriye-Türkiye İş Forumu’na katılan, KOBİ’lerin sesi soluğu olma vizyonuyla hareket eden TÜMSİAD, yaptığı ticaret bağlantıları ve ülke ekonomisine getirdiği farklı açılımlarla, iş forumuna damgasını vurdu. TÜMSİAD üyesi bir işadamı inşaat sektöründe yaklaşık 314 milyon dolarlık bir iş anlaşmasına imza atarken, foruma katılan 41 TÜMSİAD’lı işadamı, Suriye’deki farklı sektörlerdeki işadamlarıyla ve iş potansiyeliyle ilgili geniş çaplı görüşmeler, fikir alışverişleri ve bağlantılar yapma imkânı buldular.

İş Forumu’nun birinci gününe katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin bölgenin yükselen yıldızı olduğunu ve potansiyeliyle yatırım üssü haline geldiğini belirterek, Suriyeli işadamlarına Türkiye’ye yatırım yapmaları çağrısında bulundu. Türkiye’nin Ortadoğu’da barış elçisi olarak çalıştığını ve sıkıntılı bu coğrafyada her zaman barış istediklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, “Aynı tarih, aynı kültür, aynı manevi atmosferi yaşayan bizler, ticaret köprülerini de birlikte oluşturmalıyız” dedi. İş Forumu’nun ikinci gününde düzenlenen panelin konuğu, TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ve DEİK Sorumlusu Ruhsar Pekcan oldu. TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım yaptığı konuşmada, “Türkiye ekonomisi sırtlayan KOBİ’lerin sesi soluğu olma vizyonuyla ve küresel rekabet zeminlerinde üretim-markalaşma-pazarlama stratejileri ve hedeflerine ulaşma misyonuyla hareket eden TÜMSİAD olarak iş forumumuzun hayırlara vesile olmasını dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Dünya değişiyor, gelişiyor ve büyüyor. Ticaretin yöntemleri de farklılaşıyor. Her ülkenin kendi coğrafyasında ve ikliminde gelişen sermaye, artık bir noktada demir atmak yerine, kendisine güvenli limanlar arıyor. Daha da büyümek, yeni iş sahaları, yeni üretim alanları, yeni ortaklıklar aramak istiyor. Ülkelerin gelecek vizyonları, büyüme hedefleri, çevre ve diğer ülkelere yaptıkları ticaret hacimleriyle ölçülüyor. Türkiye, özellikle son beş yıldır sağladığı istikrar görüntüsüyle, dünya ülkelerinin ticaret yapmak için yarıştıkları, yabancı sermayenin hemen her sektöre yatırım yaptığı, farklı birliktelikler geliştirdiği bir ülke oldu.

Dünya ülkelerinin bölgemiz hinterlandında tüm ülkelere ulaşma niyetiyle “üretim üssü” ve “lojistik merkez” olarak kullanabileceği bir coğrafi avantaja sahibiz. Dinamik genç nüfusumuz, partner bulma noktasında sıkıntı çekilmeyecek şekilde ve her sektörde üretimden gücünü potansiyele dönüştürebilecek KOBİ’lerimiz var. Denizlerimizin bize sağladığı liman avantajlarımız var. Anadolu’nun farklı bölgelerinde yatırım yapmayı düşünenler için kolaylaştırıcı teşviklerimiz var. Ve hepsinden önemlisi, çalışma azmi hiçbir zaman kesintiye uğramamış, binlerce KOBİ’miz var.

Son yıllarda bu avantajlarımızı ticaret hacmine dönüştürebilme yolunda, hükümetimizin attığı ve hepimizi sevindiren gelişmeler yaşıyoruz. TÜMSİAD olarak, şimdiye kadar ihmal edilmiş, Ortadoğu ticaret hacmimizin geliştirilmesi yönündeki bu adımların, önümüzdeki yıllarda çok daha güzel gelişmelere sahne olacağına eminiz. Bizler, geçtiğimiz yıl TÜMSİAD olarak Suriye’ye düzenlediğimiz iş gezisinde, bu potansiyeli gördük, fark ettik ve yatırıma dönüştürme yolunda çok önemli adımlar attık. Suriye ile olan ticaret hacmimiz, yaklaşık 1,1 milyar dolar. Devlet Bakanımız Kürşat Tüzmen bu ikili ticaret hacminin 5 yıl içinde 5 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediklerini ifade etmişti.

Bu yönde atılacak adımları ve ticaret köprülerinin KOBİ’lerimize ulaşacak bağlantı yollarını sabırla beklediğimizi ifade etmek isterim. Dünya ticaretinde partner ülkelerimizi iyi seçmek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Türkiye, bölge ülkeleriyle olan ticari ilişkilerini geliştirmek istiyorsa, bunun altyapısının da sıcak ilişkilerle kurulacağının farkındayız. Ortadoğu coğrafyası, sahip olduğu petrol ve doğalgaz zenginliği dolayısıyla, dünyanın en güçlü ülkelerinin söz sahibi olmak istediği ve bunun için girişimler yaptığı bir coğrafyadır.

Bu coğrafyada, endişesiz, kaygısız ve türlü siyasi emellerden arındırılmış ticaret köprüleri kurmanın zor olduğunun da farkındayız. Ama bizler kapı komşularımızla olan ticaret hacimlerimizin geliştirilmesi yönünde atılacak her türlü adımı, sorumlu bir ekonomik sivil toplum örgütü TÜMSİAD olarak sonuna dek destekleyeceğiz. Yaklaşık 4 bin üyeli, Türkiye’de 15 ilde şubesi olan TÜMSİAD, Suriye’den ülkemizle bağlantı kuracak, kurmak isteyecek tüm işadamlarının Anadolu’da türlü sektörlerdeki partner bağlantıları olmaya hazırdır. Bizler, ülkemizin lokomotif gücü olan KOBİ’lerimizin dinamizmini temsil ediyoruz. Ve sizleri ülkemizin dinamizmine, üretim gücüne ortak olmaya çağırıyoruz.

Türkiye, büyüyor… Türkiye, gelişiyor…
Türkiye, Ortadoğu’nun, Asya ve Avrupa köprüsü… Türkiye, bölgesinin parlayan yıldızı. Bizler, aynı tarih, aynı iklim, aynı atmosfer, aynı ülkü, aynı medeniyetin havasını teneffüs ediyoruz... Bu medeniyet tasavvurunu yeniden diriltmek, işbirliği-güç birliği hamlelerini gerçekleştirmek, ticaret hacmimizi değil 5 milyar dolar, 50 milyar dolarlara çıkaracak “kardeşlik ülküsü” hepimizin yüreğinde. Gelin, yüreklerimizi birleştirelim… Gelin, bu köprüyü birlikte kuralım” dedi.

TÜMSİAD’lı işadamları ve TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, Suriye Başbakanı Muhammed Naci El Hudri, Başbakan Yardımcısı Abdullah Dardari, Ticaret ve Ekonomi Bakanı Dr. Amir Husni Lutfi, Suriyeli birçok bakan ve işadamıyla da bir araya gelerek, iki ülke arasında geliştirilecek ticaret vizyonları konusunda görüş alışverişinde bulundular. TÜMSİAD; ayrıca forumda yaptıkları çalışmalara desteklerinden dolayı Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’e bir plaket takdim etti.

TÜMSİAD, Suriye-Türkiye İş Forumuna damga vurdu




TÜMSİAD, Suriye-Türkiye İş Forumuna damga vurdu


TÜMSİAD, Suriye-Türkiye İş Forumuna damga vurdu
Genel Bşk. Mehmet Yıldırım-Suriye Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yrd. Abdullah Dardari- Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen


TÜMSİAD, Suriye-Türkiye İş Forumuna damga vurdu

2. Geleneksel TÜMSİAD Bahar Buluşması Gerçekleşti (19.04.2008)
 
TÜMSİAD Bursa Şubesi’nin muhteşem bir atmosferde gerçekleşen Geleneksel Bahar Şenliği’nde Bursa İl Başkanı Önder Matlı, “Türkiye ekonomisine katma değer üretmek için yola çıktık” dedi. TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ise, ticaretin şartlarının değiştiği günümüzde yepyeni stratejiler geliştirmek için TÜMSİAD çatısı altında buluştukların belirterek, “Biz, yepyeni bir gelecek inşası için çalışıyoruz” diye konuştu. TÜMSİAD Bursa Şubesi’nin “Bahar Buluşmaları” toplantılarının ikincisi muhteşem bir atmosferde gerçekleştirildi. Aynı gün Orhangazi Temsilciliğinin açılışını yapan TÜMİSAD Genel Başkan Mehmet YILDIRIM ve Yönetim Kurulu üyeleri akşam Holıday Inn Hotel’de Bursa Şubesi üyeleri ile bir araya geldi.

Yemek sonrası Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kırcova “Küreselleşme Sürecinde Tehditler ve Fırsatlar” konulu bir konferans verdi. Dünyada ticaretin yeni şekiller kazandığını belirten Kırcova, “Şartlara ayak uyduramayan, ayakta kalamaz. Küreselleşme sürecinde şirketler, firmalar, yepyeni vizyonlar ve stratejilerle hareket etmeli” diye konuştu.

Sunum sonrası Bursa TÜMSİAD Şubesine yaptıkları katkılarından dolayı, Bursa İl Başkanı Önder Matlı, TÜYAP Fuarcılık çalışanları adına Proje Müdürü Ahmet Bilgin’e bir ödül takdim etti.

KOSGEB Başkan Vekili Hasan Tanrıöven ve İGEM Koordinasyon Daire Başkanı Hüseyin Tüysüz’ ünde iştirak ettiği toplantıda, KOBİ’ler ile ilgili dernek olarak Bursa TÜMSİAD’a her türlü desteği veren KOSGEB Bursa Merkez Ahmet Akdağ’a da bir teşekkür plaketi verildi.

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım ise “Son 10 Yılın örnek KOBİ”si ve Bursa Şubesi Onur Ödülünü Eroğlu Makine’ye verdi. Yıldırım burada yaptığı konuşmada, Bursa ve ülke ekonomisine katkılarından, istihdama sağladığı büyük paydan dolayı Eroğlu Makine’yi tebrik ederek, KOBİ’lerin üretim, markalaşma ve pazarlama stratejilerinde yepyeni metotlar izlemeleri gerektiğini belirtti. Türkiye’nin çok zorlu bir süreçten geçtiğini, KOBİ’lerin istihdam maliyetleriyle boğuşarak ayakta kalmaya çalıştıklarını belirten Yıldırım, “Bizler, Türkiye ekonomisinin yüzde 90’ını sırtlayan KOBİ’lerin sesi soluğu olma vizyonuyla ve stratejisiyle hareket ediyoruz. Üyelerimizi küresel rekabet şartlarına hazırlamak, markalaşma-istihdam-pazarlama ve üretim noktalarında yeni hedefler ortaya koymak için çabalıyoruz. Bu çabamızda bizlere destek veren tüm üyelerimize teşekkür ediyoruz. Attığımız adımlar, yürek birlikteliklerimizle ülke ekonomisine katma değer üretmek için sergilediğimiz mücadelede, tüm KOBİ’lerimizi de yanımızda görmek istiyoruz” diye konuştu.

2. Geleneksel TÜMSİAD Bahar Buluşması Gerçekleşti




2. Geleneksel TÜMSİAD Bahar Buluşması Gerçekleşti
Bursa Şube Başkanı Önder MATLI


2. Geleneksel TÜMSİAD Bahar Buluşması Gerçekleşti


2. Geleneksel TÜMSİAD Bahar Buluşması Gerçekleşti

Küresel Sermaye Tartışıldı (05.04.2008)
 
Konferansta açılış konuşmasını yapan TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, katılımcılara, geçtiğimiz günlerde Alanya’da gerçekleşen TÜMSİAD Genel İstişare Kurulu toplantısı hakkında bilgi verdi. Bugün 14 ilde şube 3700 üye ile Türkiye’nin en büyük KOBİ derneği olduklarını belirten Yıldırım, “ yıl sonuna kadar hedefimiz olan 25 şube 5000 üyeye ulaşmak için tüm gayretimizle çalışıyoruz” dedi.

Gündemde olan kapatma davasına da değinen Yıldırım, “ Kapatma davası hepimizi ilgilendiriyor. Türkiye, son beş yıldır yakaladığı istikrar çizgisini, yaşadığımız son olaylarla kaybetme noktasına ulaşmıştır. İktidar partisine açılan kapatma davası, ülkemizi siyasi ve ekonomik belirsizlik ortamına, kaos ortamına sokmuştur. Bu süreçte, zaten global piyasaların olumsuz etkilerini hisseden işletmelerimizin gelecek beklentileri de çok zayıflamıştır. Bu negatif tabloyu pozitif görüntüye çevirebilmek için, hem merkezi hükümetin, hem bürokrasinin, hem ekonomi aktörlerinin, hem de sivil toplum örgütlerinin üzerine düşen görevler vardır. Bizler, ekonomi içindeki rolümüzü çok iyi biliyoruz ve ülkemizi seviyoruz, müreffeh ufuklara yol almak istiyoruz. Bu noktada her birimizin üzerine düşen görevler vardır. Bu görevleri sorumlu ve bilinçli bir şekilde yerine getireceğiz” açıklamasını yaptı.

Açılış konuşmasından sonra kürsüye çıkan Prof. Dr. Mahir Kaynak, Dünya devletlerinin ekonomik güç dengesi ve bunun ülkemize yönlendirdiği tehditler hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Bugün dünya üzerinde Küresel Sermaye ve Ulus Devletler arasında ciddi bir soğuk savaş olduğunu ifade etti. Amerika ve Rusya dış dünyada düşman olarak gösterilseler de küresel sermayeye karşı en büyük müttefik olduklarını söyledi. Bugün ABD ekonomisinde görülen çalkantıların ve doların dünya üzerinde sürekli değer kaybetmesinin ise ABD’nin küresel sermaye karşısında bilinçli yaptığı hamleler olduğunu savundu.

Türkiye’nin bu büyük ekonomi uçurumlarında en uç noktalarda yer aldığını ve en etkin köprü rolünü izlediğini belirten Kaynak, “bu sebepten dolayıdır ki tarih boyunca sürekli oyunlar ile karşı karşıya kalıyoruz ve daha da kalacağız” dedi. Dünya devletlerini yönetenler Başbakanlar değil Arkalarında bulunan derin devletler olduğunu ve her devletin bir derin devletinin olduğunu ifade eden Kaynak Türkiye’nin derin devleti olmayan bir kaç ülkeden biri olduğunu söyledi.

Kaynak, “Bu entrikalarla dolu yönetimlerde bize düşen en asli görev ulus kardeşliğinin üzerinde durulmalıyız ve Türklüğe yatırım yapmalıyız. Irak’ı işgal eden Amerika 2. hedef olarak İran’ı seçti ve buradaki stratejik planının mezhep kavgası değil ırklar arası çatışmalar üreterek ülkeyi yıkma hedefi var. Aynı plan Türkiye üzerine de uygulanıyor fakat bunu PKK terör örgütü üzerine yıkarak bizi yanıltıyorlar, dedi. İsrail devleti üzerinde farklı konulara değinen Kaynak, İsrail devletinin aslında sembolik bir olgu olarak orada yer aldığını asıl tehdidin küresel sermayeyi yöneten ve bu sermayenin büyük pay sahibi olan Yahudiler olduğunu ifade etti. Güncel meselelerde AKP’nin kapatılma davasında ise en büyük rolün AKP’nin aldığı bir kararın etkisinin olduğunu konunun baş örtüsü veya diğer konular değil Doğu Ve Güneydoğu Anadolu’ya yatırım sureti ile 12 milyar dolar sermaye ayrılmasının sonucu olarak küresel sermaye yöneticileri olan Yahudi ve İngilizlerin planlarını bozma olasılığı taşıdığı sureti ile bu ülke ve milletlerinin derin devletlerinin baskısı sonucunda kapatılma davasının açıldığını ifade ederek konuşmasına son verdi.

Küresel Sermaye Tartışıldı




Küresel Sermaye Tartışıldı


Küresel Sermaye Tartışıldı

TÜMSİAD, 3. Genel İstişare Kurulu Toplantısı Alanya Bera Otel`de gerçekleşti. (02.04.2008)
 
TÜMSİAD 3. Genel İstişare Kurulu toplantısı Alanya’da gerçekleştirildi. Üç gün süren çalışma kampında, başta genel merkez olmak üzere, 14 ilin şube yönetim kurulu üyeleri, TÜMSİAD Avrupa sorumluları ve yakın bir zamanda açılacak Mersin ve Adapazarı şubelerinin de yetkilileri katıldı.

Genel İstişare Kurulu Toplantısı 28–30 Mart 2008 tarihlerinde Alanya Bera Otelde gerçekleşti. İstişare Toplantısı’nda, 2005 yılından günümüze kadar yapılan çalışmalar hakkında değerlendirmeler ve gelecek dönemlere nasıl bir vizyonla girilmesi gerektiği konusunda görüş alışverişi yapıldı.

Toplantıya, başta Genel Merkez olmak üzere, 14 ilde bulunan(Afyon, Ankara, Adana, Bursa. Gaziantep, Gebze, İzmir, Kayseri, Maraş, Erzurum, Eskişehir, Konya, Rize, Denizli) TÜMSİAD Şube’lerinin Yönetim Kurulu Üyeleri, TÜMSİAD Avrupa sorumluları ve kısa zaman sonra yeni açılacak olan Mersin ve Adapazarı Şubelerinin yetkileri katıldı.

TÜMSİAD Genel Başkanı Mehmet Yıldırım, “TÜMSİAD, Türkiye’nin en genç, ve KOBİ’lerin sorunlarını çözme yolunda projeksiyonlar üreten en dinamik ekonomik sivil toplum örgütüdür. Bu çatı altında toplanan tüm arkadaşlarımız, ülkemizin ekonomik yapısına bir tuğla daha koyabilmek, küresel rekabet zeminlerinde birbirine destek olmak, üretim-pazarlama-istihdam-rekabet alanlarında işbirliği, güç birliği yapmak vizyonuyla hareket etmektedir. Türkiye, çok zor bir süreçten geçiyor. Ekonomik ve siyasi belirsizlik, dünya piyasalarından esen olumsuz rüzgarlar, KOBİ’lerimizin direnç noktalarını daha da zayıflatıyor. Bizler, bu olumsuz ortamda, ekonomimizin direnç kolonları olan KOBİ’lerimizi daha iyi noktalara taşıyabilmenin formüllerini arıyoruz. Genel İstişare Kurulu toplantımızın da bu bağlamda, ülkemizin en zorlu dönemlerine denk gelmesi, bu noktada bizim sorunlara karşı ne tedbirler alabiliriz? Sorusu üzerinde düşünmemizi sağlamıştır” dedi.

Yıldırım, özellikle Anadolu’daki küçük ve orta ölçekli işletme sahiplerinin nabızlarını çok iyi tutan TÜMSİAD Şubeleri yetkililerinden alınan bilgi, belge ve dökümanların Genel İstişare Kurulu’nda en ince detayına kadar değerlendirileceğini ve Türkiye’nin bu zorlu sürecindeki ekonomik hedefleri için yol haritalarının çizileceğini belirterek, “Bizler, Türkiye’yi seviyoruz. Bu topraklarda faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin el emeği, göz nuru çalışmalarının değerinin farkındayız. Bu çabayı küresel rekabet zeminlerine taşımak, küresel sermaye tehdidi altındaki ülke ekonomimizde kendi öz değerlerimizle nasıl ayakta kalabilirizin formüllerini arıyoruz” dedi.

Avrupa TÜMSİAD Genel Başkanı Cahit Kerenciler de konuşmasında, Türklerin 1960’lı yıllarda işçi olarak trenle Avrupa’ya taşındığını, 2. Kuşağın 1980’li yıllarda geldiğini ve şu an Avrupa’da yaşayan Türkler’in %20 oranında kendi iş sahalarını kurduklarını belirtti. TÜMSİAD’ın Avrupa’daki yapılaşmasından da bahseden Kerenciler, TÜMSİAD sayesinde Avrupa’daki iş adamlarını bir araya getireceklerini, teşvik ve kredilerden yararlanarak büyük iş adamlarının yetişeceğini ve gelecekte büyük başarılara imza atacaklarını ifade etti. Toplantıda, ekonomik istikrarın korunması, Makro ekonominin mikro ekonomiye yansıması, KOBİlere daha fazla destek verilmesi gibi konularda neler yapılması gerektiği konularında da fikir alışverişi yapıldı.

Komisyon çalışmaları Genel Merkez Komisyon Başkanlarının gözetiminde gerçekleştirildi. 10 ayrı Komisyon Başkanı, 14 ildeki Komisyon Başkanları ile gruplar halinde toplanarak yaptığı çalışmalar neticesinde komisyon faaliyetleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Komisyonlar, “TÜMSİAD çatısı altında bugüne kadar yaptıkları çalışmaları genel hatlarıyla özetleyerek, bundan sonra yapılacak çalışmalar konusunda da farklı projeksiyonlar” ürettiler. Programın akışı içerisinde, TÜMSİAD Yönetim Kurulu Üyelerine, Ünlü Modacı ve Yaşam Koçu Hikmet Alcan “İmaj Ve Yaşamsal Düzenleme” ve Yrd.Doc.Dr Hayri Baraçlı “Kurumsallaşma” ve “İşletme Yönetimi” konularında seminer verdi.

Çalışma programları çerçevesinde Şube Başkanları da Genel Başkan Mehmet Yıldırım’la birlikte, istişare amaçlı bir Başkanlar Kurulu toplantısı gerçekleştirdi. Yıldırım, Anadolu’nun ve Avrupa’nın ekonomi ve ticaret nabzını tutmaları yönünde çalışmalar yapan tüm başkanlara teşekkür ederek, “Türkiye’nin geçtiği bu zor süreci en kısa zamanda atlatacak, sorumlu bir sivil toplum örgütü vizyonuyla çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Türkiye, son beş yıldır yakaladığı istikrar çizgisini, yaşadığımız son olaylarla kaybetme noktasına ulaşmıştır. İktidar partisine açılan kapatma davası, ülkemizi siyasi ve ekonomik belirsizlik ortamına, kaos ortamına sokmuştur. Bu süreçte, zaten global piyasaların olumsuz etkilerini hisseden işletmelerimizin gelecek beklentileri de çok zayıflamıştır. Bu negatif tabloyu pozitif görüntüye çevirebilmek için, hem merkezi hükümetin, hem bürokrasinin, hem ekonomi aktörlerinin, hem de sivil toplum örgütlerinin üzerine düşen görevler vardır. Bizler, ekonomi içindeki rolümüzü çok iyi biliyoruz ve ülkemizi seviyoruz, müreffeh ufuklara yol almak istiyoruz. Bu noktada her birimizin üzerine düşen görevler vardır. Bu görevleri sorumlu ve bilinçli bir şekilde yerine getireceğiz” açıklamasını yaptı.

Toplantılar, Genel Başkan Mehmet Yıldırım’ın kapanış konuşması ile son buldu. Genel Başkan Mehmet Yıldırım, TÜMSİAD’ı vizyon ve misyonuna uygun olarak temsil ettiklerine inandığı Şube Başkanları’na ayrı ayrı teşekkür etti. Toplu fotoğraf alınmasından sonra toplantı sona erdi.

TÜMSİAD, 3. Genel İstişare Kurulu Toplantısı Alanya Bera Otel`de gerçekleşti.
Başkanlar Toplantısı



TÜMSİAD, 3. Genel İstişare Kurulu Toplantısı Alanya Bera Otel`de gerçekleşti.
TÜMSİAD Yönetim Kurulları

1. 2. 3. [»] [»»]

Yazılım & Tasarım Tüm Hakları Saklıdır.
Copyright © TageM Technology 2002-2008 | All rights reserved.


Mail Listemize Üye Olarak Gelişmelerden Haberdar Olun
Şube Erişim Bilgilerimiz